USD/TRY ₺50,16 +0.20%
EUR/TRY ₺55,94 -0.62%
GBP/TRY ₺67,02 -0.68%
CHF/TRY ₺61,15 -0.19%
JPY/TRY ₺31,72 +0.00%
SAR/TRY ₺13,36 +0.21%
CAD/TRY ₺35,51 -0.60%
AUD/TRY ₺34,43 -0.79%
ALTIN/GR ₺6.556 -0.60%
USD/TRY ₺50,16 +0.20%
EUR/TRY ₺55,94 -0.62%
GBP/TRY ₺67,02 -0.68%
CHF/TRY ₺61,15 -0.19%
JPY/TRY ₺31,72 +0.00%
SAR/TRY ₺13,36 +0.21%
CAD/TRY ₺35,51 -0.60%
AUD/TRY ₺34,43 -0.79%
ALTIN/GR ₺6.556 -0.60%
Sadece 80 kilometre kaldı, çifte darbe: 51 milyar dolarlık hamle! Asıl tehlike füze saldırılarından daha büyük
Ekonomi

Sadece 80 kilometre kaldı, çifte darbe: 51 milyar dolarlık hamle! Asıl tehlike füze saldırılarından daha büyük

4 görüntülenme 781 kelime

Suudi Arabistan, Yemen’de yıllardır sürdürdüğü mücadelenin en kritik dönemeçlerinden biriyle karşı karşıya. İran destekli Husiler, bir yandan sahada baskıyı artırırken diğer yandan Riyad’dan dudak uçuklatan bir talepte bulundu. Üstelik mesele yalnızca parayla da sınırlı değil.

BARIŞ MASASINDA 51 MİLYAR DOLAR: HUSİLERİN ASIL HESABI NE?

Wall Street Journal’da yer alan habere göre, görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklar, Husilerin çatışmaların sona erdirilmesi karşılığında Suudi Arabistan’dan 51 milyar dolar talep ettiğini aktardı. Husiler, bu miktarın yıllardır devam eden Suudi askerî operasyonlarının ve Yemen’e uygulanan ablukanın yol açtığı zararların karşılanması için gerekli olduğunu savunuyor.

Müzakerelerde farklı rakamların da gündeme geldiği belirtilirken, Husilerin taleplerinin yalnızca ekonomik tazminatla sınırlı olmadığı ortaya çıktı. Grup, Riyad yönetiminden kendilerini Yemen’in meşru yönetimi olarak resmen tanımasını da istiyor. Bu talep, Suudi Arabistan açısından çok daha büyük bir siyasi sorun anlamına geliyor.

Sadece 80 kilometre kaldı, çifte darbe: 51 milyar dolarlık hamle Asıl tehlike füze saldırılarından daha büyük Sadece 80 kilometre kaldı, çifte darbe: 51 milyar dolarlık hamle Asıl tehlike füze saldırılarından daha büyük Sadece 80 kilometre kaldı, çifte darbe: 51 milyar dolarlık hamle Asıl tehlike füze saldırılarından daha büyük

PETROL DEVİ ARAMCO DA HEDEFTE!

Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları özellikle ekim ayında belirgin biçimde yoğunlaştı. Çatışma izleme kuruluşu ACLED’in verilerine göre grup, ay boyunca krallığa yönelik neredeyse her gün saldırı gerçekleştirdi. Ayın son bölümünde ise saldırıların sıklığında ciddi artış yaşandı. Hedef alınan noktalar arasında sivil havaalanları ve enerji tesisleri de bulunuyor.

Sivil havacılığa yönelik saldırılar, Suudi Arabistan’a seyahat ve ulaşım faaliyetlerini sekteye uğratabilecek bir tehdit oluştururken, ülkenin enerji sektörünün en önemli aktörü Saudi Aramco’ya yönelik saldırılar da dikkat çekiyor. Şirketin bazı tesislerinde yangın ve hasar meydana geldiği bildirildi.

RİYAD’IN EN BÜYÜK İKİLEMİ: HUSİLERİ DURDURMAK MI, YENİ BİR SAVAŞTAN KAÇINMAK MI?

Riyad yönetimi, Husilerin ilerleyişini durdurmak için askerî seçenekleri değerlendirse de yeni bir kara operasyonunun maliyeti konusunda ciddi endişeler taşıyor. Suudi yetkililere göre Veliaht Prens Muhammed bin Selman, sahada belirli kazanımlar elde edilmeden Husilerle kapsamlı bir anlaşmaya varılmasını istemiyor.

Riyad, askerî baskıyı müzakere masasında kullanabileceği bir koz olarak görüyor. Ancak Yemen’e daha fazla Suudi askeri gönderilmesinin ağır kayıplara yol açabileceği ve ülke içinde tepki oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Suudi Arabistan’ın askerî seçeneklerini değerlendiren Dr. Serhan Afacan da krallığın askerî kapasitesinin sahadaki beklentileri karşılamakta zorlanabileceğine vurguladı. Suudi Arabistan’ın Körfez bölgesindeki güçlü konumuna rağmen askerî yapılanmasında önemli sorunlar bulunduğunu belirten Afacan, sahip olunan silah sistemlerinin güçlü ve uyumlu bir ordu ortaya çıkarmaya yetmediğini ifade etti.

“Suudi Arabistan, Körfez’in Arap yakasındaki en güçlü devletlerinden biri. Ancak ordu kapasitesi bakımından aynı değerlendirmeyi yapmak mümkün değil. Suudi Arabistan’ın sahip olduğu askerî imkânlar ve özellikle ABD’den aldığı silah sistemleri, uyumlu ve güçlü bir ordu oluşturabilmiş değil. Bu, uzun zamandır bilinen bir durum. Daha önce yaşanan çatışmalarda da bu sorun kendisini gösterdi. Özellikle eylül ayından itibaren yaşanan gelişmeler, Suudi ordusunun sahadaki kapasitesine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.”

Sadece 80 kilometre kaldı, çifte darbe: 51 milyar dolarlık hamle Asıl tehlike füze saldırılarından daha büyük


SUUDİ ARABİSTAN KARA HAREKÂTINA GİRERSE YEMEN’DE NELER OLACAK?

Yeni bir kara operasyonunun çözüm getirmeyeceğini düşündüğünü de belirten Dr. Serhan Afacan, böyle bir müdahalenin Yemen’deki insani krizi daha da derinleştireceği uyarısında bulundu. Husilerin askerî baskı karşısında kolayca geri adım atacak bir toplumsal yapı olmadığını vurgulayan Afacan, hareketin kendi içinde de farklı mezhepsel ve toplumsal kesimleri barındırdığına işaret etti:

“Böyle bir operasyonun gerçekleşmesi hâlinde kesin olarak söyleyebileceğimiz şey, insani dramın çok daha ağır boyutlara ulaşacağıdır. Çünkü Husiler, karşılarında askerî bir güç gördüklerinde kolayca geri çekilecek bir yapı değil. Burada oldukça güçlü biçimde politize olmuş bir kitleden söz ediyoruz. Üstelik Husiler olarak tanımladığımız topluluk da kendi içinde homojen değil; hareketin içerisinde farklı kesimler de var. Dolayısıyla sahadaki toplumsal ve siyasi yapı oldukça karmaşık. Ben Suudi Arabistan’ın başlatacağı yeni bir kara harekâtının mevcut sorunları çözeceği kanaatinde değilim.”

ABD GERİDE DURUYOR, İRAN DENKLEMİ DAHA DA KARMAŞIKLAŞIYOR

Suudi Arabistan’ın beklediği uluslararası desteğin henüz oluşmaması, bölgedeki güvenlik risklerini de artırıyor. ABD, 2025 yılında Husilere karşı haftalar süren askerî operasyonlar düzenlemiş olsa da şu aşamada gruba karşı doğrudan yeni bir destek vermekten kaçınıyor. Öte yandan İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanabilecek yeni bir askerî çatışma, Yemen’deki dengeleri tamamen değiştirebilir.

Güvenlik analistleri, İran’a yönelik olası saldırıların Tahran tarafından desteklenen Husileri harekete geçirerek bölge genelinde yeni saldırı dalgalarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Böyle bir senaryoda Suudi Arabistan, yalnızca Yemen kaynaklı tehditlerle değil, İran ve bölgedeki diğer silahlı gruplardan gelebilecek saldırılarla da aynı anda mücadele etmek zorunda kalabilir.

PATRIOT SİSTEMLERİ YETERLİ OLACAK MI?

Suudi Arabistan’ın savunma kapasitesi de artan tehditler karşısında önemli bir sınav veriyor. ACLED verilerine göre son günlerde krallıkta Husilerle bağlantılı 26 ayrı olay rapor edildi. Suudi Arabistan, geniş coğrafyası nedeniyle aynı anda birden fazla yönden gelen güvenlik tehditlerini karşılamak zorunda. Doğuda İran, kuzeyde Irak’taki Şii milisler ve güneyde Husiler tarafından oluşturulan riskler, ülkenin hava savunma sistemleri üzerindeki baskıyı artırıyor.

Krallık, bu tehditlere karşı ABD yapımı Patriot sistemleri ve diğer hava savunma unsurlarından yararlanıyor. Ancak hava saldırıları ve füze savunma sistemleri, sahadaki askerî dengeleri değiştirmek için tek başına yeterli görünmüyor.

Wall Street Journal’da yer alan haberde Suudi hava savunma subaylarını eğiten David Des Roches, krallığın karşı karşıya olduğu temel sorunun kara gücü eksikliği olduğunu ifade etti. Des Roches’e göre Husilerin ilerleyişini durdurmak için sahada etkili bir kara baskısı oluşturulması gerekiyor. Ancak Suudi Arabistan’ın bu gücü tek başına sağlayabilecek kapasitesi bulunmuyor.

Paylaş:

İlgili Haberler