
ABD’de ara seçimlerde Temsilcilmer Meclisi ve Senato çoğunluğunu elde eden Demokratlar’ın, göreve başladıktan sonra ABD Başkanı Donald Trump’ın yanı sıra ailesi hakkında 1.4 milyarı bulan kripto para kazançları, şüpheli hisse senedi işlemleri, yabancı yatırımları, manipülasyon iddiaları ve olası çıkar çatışmalarını soruşturmaya başlayacağı öne sürüldü.
“New York Times” (NYT) gazetesinin haberine göre, Kongre’deki Demokratlar, yaklaşık iki yıldır Başkan Trump ve ailesinin şirketleriyle bağlantılı bu olası skandalların yanı sıra çıkar çatışmalarını soruşturma konusunda etkisiz kalıyordu. Ancak ara seçim zaferleri sonrası soruşturma başlatma, oturum düzenleme ve celp çıkarma yetkisine de sahip olacaklar.
Süreç uzun
Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi’nin başkanlığını üstlenmesi beklenen Demokrat Kaliforniya Milletvekili Robert Garcia, yaptığı açıklamalarda, yolsuzluğa karışan, kendilerini zenginleştiren Beyaz Saray yetkililerine “Avukat tutun!” çağrısı yaparken, “Trump suç ailesi, soruşturma önceliklerimizin en başında yer alıyor” dedi. Temsilciler Meclisinde Gözetim ve Yargı komitelerinin soruşturmalara öncülük etmesi, çerçevenin yalnızca Trump ailesinin ticari faaliyetleriyle sınırlı kalmaması öngörülüyor. Ayrıca, Senato İç Güvenlik ve Devlet İşleri Komitesi’nin başkanlığına gelmesi muhtemel Demokrat New Hampshire Senatörü Maggie Hassan’ın da kendi soruşturmalarını yürüteceği tahmin ediliyor. Bununla birlikte ABD Başkanı Trump’ın bazı iş ortaklarının ve müttefiklerinin, celplerin bir bölümüne mahkemede itiraz etmesi öngörülüyor. Bu süreç uzun zaman alabilir.
Azil olabilir mi?
Demokratlar, para kazandıran girişimlere ilişkin yeni ayrıntıları ortaya çıkarsalar bile, Trump ailesinin yasaları ihlal ettiğine dair herhangi bir işaret bulunmadığından, Başkan hakkında azil süreci başlatma girişimleri de zora girebilir. Trump, iki yıl önce yeniden Beyaz Saray’a döndüğünde, ailesinin ticari anlaşmalarını sınırlandırma sözü vermekten vazgeçmiş, böylece başkanı, oğullarını ve bazı danışmanlarını zenginleştiren yeni girişimlerin önünü açmıştı.
Hangi konular soruşturulabilir?
■ Mali kazançları: Donald Trump’ın mali kazançları, ikinci başkanlık döneminde kripto para şirketleri sayesinde adeta katlandı. Bu sayede geçen yıl en az 1,4 milyar dolar gelir elde ettiği belirtiliyor. Bu nedenle Trump ailesinin kripto para şirketi World Liberty Financial, soruşturmaların odağında olacak. Nitekim geçen yıl Birleşik Arap Emirlikleri bağlantılı bir yatırım şirketi, World Liberty’den büyük miktarda hisse satın almış, birkaç ay sonra da BAE yönetimi, bazı ulusal güvenlik yetkililerinin itirazlarına rağmen Trump yönetimiyle değerli bilgisayar çiplerinin ihracatına ilişkin bir anlaşma yapmıştı. Ayrıca Trump yönetiminden tavizler koparmaya çalışan yabancı kuruluş ve şirketlerin, World Liberty’nin çıkardığı kripto paralardan aldığı belirtiliyor. Trump’ın, kendi adını taşıyan kripto paralardan da yüz milyonlarca dolar kazanmıştı.
■ Damadı Jared Kushner: Donald Trump yönetiminin resmî bir üyesi olmamasına karşın, Başkan’ın İran’ın yanı sıra Rusya-Ukrayna savaşları ve İsrail’in Gazze saldırılarının sonlandırılmasına ilişkin müzakerelerde üst düzey temsilci olarak görev yaptığı biliniyor. Ancak Kushner’ın, özel sermaye şirketi Affinity Partners aracılığıyla çıkar çatışması yaratabilecek faaliyetlerde bulunduğu uzun süredir tartışılıyor. Dolayısıyla hedefte o da var.
■ Donald Trump Jr.: Büyük oğul Donald Trump Jr.’ın faaliyetleri de Demokratların öncelikli soruşturma başlıkları arasında. Trump Jr., Kremlin’le bağlantılı bir Rus işadamının, bu yıl Bahamalar‘da yapılan düğün sonrası düzenlenen partinin finansmanına binlerce dolar ödemesine ses çıkarmamıştı. Başkan Trump, oğlunun Umar Kremlev’e parasını geri ödediğini söylese de, Demokratlar’ın soruşturma listesinde yerini koruyor. Ayrıca Trump Jr.’ın kıdemli ortağı olduğu girişim sermayesi şirketi 1789 Capital hakkında da, şirketin yatırım yaptığı bazı kuruluşların devlet fonları ya da Trump yönetiminin politikalarından fayda sağladığı gerekçesiyle soruşturma bulunduğu belirtiliyor.
■ Hisse işlemleri: Başkan Trump, Şubat ayında hesabından Dell hisselerinde 1 milyon doları aşan bir alım işlemi yapıldıktan 9 gün sonra, bir etkinlikte hem şirketi hem de kurucusu Michael Dell’i övdü, ardından Savunma Bakanlığı bu şirketle 9,7 milyar dolarlık sözleşme imzaladığı. Sözleşmenin, Trump’ın şirketteki hissesiyle bağlantılı olduğuna ilişkin bir işaret yok, ancak Demokratlar, işlemlerin zamanlamasına dikkat çekiyor.
■ Trump Organization: İlk başkanlık döneminde ailenin gayrimenkul şirketinin yeni yabancı anlaşmalar yapmasının önüne geçen Trump, ikinci döneminde ticari anlaşmalara kısıtlamaları azalttı. Trump Organization, böylelikle aralarında Katar ve Suudi Arabistan’ın bulunduğu ülkelerde yeni gayrimenkul anlaşmaları yaptı. Ancak şirketin anlaşmalarının, dış politikayla ilişkisi somut değil.
■ Diğer konular: Beyaz Saray balo salonu gibi projelere bağış yapan kişilerin, katkıları karşılığında Trump yönetiminin kararlarından veya devlet ihalelerinden yararlanıp yararlanmadığı; bağışçılara ve Başkan’ın diğer müttefiklerine rekabetçi ihale olmaksızın sözleşme verilmesi, İran savaşı sırasında Trump ailesinin şirketlerinin açığa petrol satışı iddiaları, “diğer” başlıklı konular arasında.
Oval Ofis’i ‘ulusal anıt’ yaptı
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray kompleksindeki Oval Ofis’i “ulusal anıt” olarak tanıyan bir kararnameyi imzlayarak, ofiste kendisinden sonra yapılacak değişikliklerin Kongre onayına sunulmasının önünü açtı. Trump, “Bu ofiste inanılmaz zaferlerimiz oldu. Bu nedenle burayı ulusal anıt yapıyoruz ve böylece aptal kişiler buraya dokunamayacak, yok edemeyecek ve mahvedemeyecek” ifadesini kullandı. Bildiri, Kongre tarafından da onaylanırsa, gelecekte Oval Ofis ve Kabine Odası’nda değişiklik yapmak isteyen ABD başkanları Kongre onayına ihtiyaç duyacak. Ancak uzmanlar, bu kararnamenin hukuken geçersiz olduğunu savunarak, kendisinden sonraki başkanların “kalıcı sanat eserlerine ve mimariye zarar vermedikleri sürece genellikle istediklerini yapabileceklerini” ifade ediyor. Trump ise, aylar önce Beyaz Saray’ın Doğu Kanadı’nı tamamen yıktırarak yerine yeni bir balo salonu inşa edilmesi için çalışma başlatmıştı.
Beyaz Saray’da Hegseth bilmecesi
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin karşılaştığı ağır yenilginin sorumluları arasında gösterilirken, kendisinin görevden alınmasına yönelik çağrılar ve haberlere karşılık sosyal medya hesabından video yayımladı. Hegseth, hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi çevrelerden gelen hesap verme ve görevden alınma çağrılarına rağmen Pentagon’daki görevini sürdüreceğini açıklarken, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşı da savunarak bunu “cesur ve tarihi bir çaba” olarak nitelendirdi. Başkan Donald Trump’ın, Bakanlığın odağını yeniden askeri hazırlık ve muharebe kabiliyetlerine döndürdüğünü belirten Hegseth, “Önümüzdeki birkaç ay ve yıl, bakanlığımız ve cumhuriyetimiz için hayati önem taşıyor. Mesele, Başkan’ın ‘Önce Amerika’ gündemiyle ilgili. Mesele, bakanlığımızın ‘güç yoluyla barış’ gündemiyle ilgili”dedı. Bu arada Başkan Trump’ın, Hegseth konusunda fikrini değiştirdiği, görevden alıp yerine alternatif aradığı öne sürülüyor. NBC News’ün haberinde Trump’ın son günlerde bazı yakın müttefiklerine Hegseth’i görevden almayı düşündüğünü söylediği, ara seçimler öncesinde bazı kişilere, yerine hangi ismi önereceklerini sorduğu öne sürüldü. Hegseth’in yaklaşan yurt dışı seyahat programının da askıya alındığı aktarıldı. Trump, gazetecilerin sorularına ise Hegseth’in çok iyi iş çıkardığı yanıtını veriyor.
Rubio: Gitmiyorum
Öte yandan 2028’deki başkanlık yarışına girmek için görevinden ayrılacağı iddia edilen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bu iddiayı reddetti. İngiliz basını, Rubio’nun aday olarak hazırlanmak için istifa edeceğini öne sürerken kendisinin de ara seçim öncesi bu niyette olduğunu iddia etmişti.
‘İran’ı İsrail için vurdum’
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik yeni bir askeri operasyon düzenlenip düzenlenmeyeceğine ilişkin kararın yakında verileceğini dile getirdi. Trump, “İran’da geriye kalanları yok etmek istemiyorum ancak bunu yapmak zorunda kalabilirim” dedi. İran’ı İsrail için vurudğunu söyleyen Trump, İran’a yönelik yeni bir saldırı düzenlenip düzenlenmeyeceğine ilişkin kararın henüz verilmediğini belirterek, “Bir saldırıyla nükleer programlarının tamamen ortadan kaldırıldığından ve bir daha yeniden başlatılamayacağından emin olmak isteyip istemediğimize karar vermeliyiz. Mümkünse o ülkede geriye kalanları yok etmek istemiyorum. Ancak bunu yapmak zorunda kalabilirim. Kararı yakında öğreneceksiniz” dedi.