
İstanbul Maltepe’de ihbar üzerine belirtilen adrese sevk edilen polis ekipleri, bir erkeğin eşinin konuşmasını engellemeye çalıştığı ve görevlilere zorluk çıkardığı durumla karşılaştı. Şüpheli erkeğin baskı ve engelleme çabalarına rağmen kadın, eşinin fark etmediği bir anda polis ekiplerine uluslararası kabul gören “sessiz yardım” el işaretini yaparak yardım talebinde bulundu. Kadının şiddet uygulayan eşinden gizli şekilde ilettiği yardım çığlığı karşısında görevli polis memuru, şüphelinin hemen yanında “İşaret yapıyorsunuz” diyerek mağdur kadını açıkça ifşa etti. Psikolojik rahatsızlıkları olduğu belirtilen ve eşine baskı uygulamayı sürdüren şahıs, polis ekiplerine karşı direnmeye devam etmesi üzerine etkisiz hale getirilerek gözaltına alındı. İncelemede çift arasında daha önce de tartışmalar yaşandığı, Sultan P’nin geçmişte ihbarlarda bulunduğu ancak sonrasında şikâyetinden vazgeçtiği belirlendi.

‘İyi niyet yeterli değil’
Tartışmaları da beraberinde getiren olayla ilgili Avukat Süreyya Kardelen Yarli, polislerin kadına zarar gelmemesi için temkinli davrandıkları izlenimini edindiğini ancak bu tür vakalarda iyi niyetin tek başına yeterli olmadığını kaydetti. Her polis memurunun sessiz yardım işaretini bilmeyebileceğine dikkat çeken Yarli, olay yerine aile içi şiddet birimi yerine en yakın devriye ekibinin yönlendirilmiş olabileceğini ifade etti. Yarli, şiddet vakalarına müdahale konusunda verilecek eğitimlerin yalnızca uzman birimlerle sınırlı kalmaması gerektiğini altını çizdi. Kadının yaptığı el hareketlerinin eşinin yanında dile getirilmesini eleştiren Yarli, baskı altındaki bir kadından eşinin yanında şikâyetçi olmasının beklenemeyeceğini dile getirdi. Polisin kadınla güvenli bir ortamda görüşmesi ve onu şüphelinin yanında hedef haline getirmemesi gerektiğini belirten Yarli, şöyle konuştu:
“Kadına yönelik şiddet vakalarında polislerin yalnızca mevzuatı bilmesi yeterli değil. Kadına nasıl yaklaşılacağı, güvenli iletişimin nasıl kurulacağı, riskin nasıl değerlendirileceği ve şüphelinin yanında hangi ifadelerden kaçınılması gerektiği konusunda kapsamlı ve uygulamalı eğitim almaları gerekiyor.”
‘Ayrı yerde dinlenmeli’
15 yıl polislik yaptıktan sonra avukatlık yapan Soner Güzel de kadının eşiyle aynı ortamda sorgulanmaması gerektiğini dile getirdi. Güzel, emniyette aile içi şiddet birimlerinin bu dosyaların daha bilgili ve deneyimli ekiplerce ele alınması amacıyla kurulduğunu belirtip, “Polisin en büyük eksiklerinden biri kadını izole bir alana, eşinin duyamayacağı ve göremeyeceği bir yere alıp onunla ayrı görüşmemesi. Eşinin gözünün önünde ‘Şikâyetçi misin?’ diye sorarsanız kadın korkudan şikâyetçi olmadığını söyleyebilir” dedi. Güzel, birçok polis memurunun sessiz yardım işaretini bilmediğini savunarak, bu işaretin toplumun tamamınca tanınması için kamu spotları hazırlanması ve geniş çaplı farkındalık çalışmaları yürütülmesi gerektiğini ifade etti.