Dünya genelinde faaliyet gösteren ticari karbon yakalama ve depolama tesislerinin (CCS) yıllık karbondioksit yakalama kapasitesi 2026 itibarıyla 68 milyon tona yükseldi. İnşaat aşamasındaki projelerin tamamlanmasıyla bu kapasiteye 56 milyon ton daha eklenmesi öngörülüyor. Böylece faaliyetteki tesislerin toplam yıllık yakalama kapasitesinin 100 milyon tonu aşacağı öngörülüyor.
Global CCS Institute tarafından yayımlanan 2026 Küresel Karbon Yakalama ve Depolama Durumu raporuna göre, dünya genelinde 113 ticari CCS tesisi faaliyet gösteriyor. İnşaatı devam eden projeler ise yıllık 56 milyon tonluk ilave kapasite potansiyeli taşıyor.
Raporda yer alan Yer Altı Karbondioksit Depolama Londra Sicili verilerine göre, 1996 yılından bu yana karbon yakalama ve depolama teknolojileriyle 400 milyon tondan fazla karbondioksit yakalanarak kalıcı şekilde depolandı.
DOĞAL GAZ VE LNG SEKTÖRÜ İLK SIRADA
Faaliyetteki tesislerin yıllık yakalama kapasiteleri sektörlere göre değerlendirildiğinde, 42 milyon tonla doğal gaz işleme ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sektörü ilk sırada yer alıyor.
Geliştirme aşamasındaki projeler de hesaba katıldığında elektrik üretimi ve ısı sektörünün toplam potansiyel yakalama kapasitesi yıllık 160 milyon tona ulaşıyor. Raporda, bu artışın doğal gazla çalışan elektrik santrallerinde CCS teknolojilerine yönelik taahhütlerin güçlenmesinden kaynaklandığı ifade ediliyor.
Proje portföyünde doğal gaz işleme ve LNG sektörü 111 milyon tonluk yıllık kapasiteyle öne çıkıyor. Bu sektörü 103 milyon tonla hidrojen, amonyak ve gübre; 42 milyon tonla çimento ve kireç sektörleri takip ediyor.
AMERİKA KITASI KARBON YAKALAMADA ÖNDE
Amerika kıtası, faaliyetteki tesislerinde yıllık 48 milyon tonluk karbondioksit yakalama kapasitesiyle bölgeler arasında ilk sırada bulunuyor. Geliştirme aşamasındaki projelerin tamamlanması halinde bölgenin toplam kapasitesinin 2030 ve sonrasında yıllık 282 milyon tona ulaşabileceği tahmin ediliyor.
Avrupa'da ise 15 tesis faaliyet gösterirken 21 tesisin inşaatı sürüyor. Avrupa Birliği'nin Net Sıfır Sanayi Yasası kapsamındaki ilk ilerleme raporuna göre, bölgenin yıllık karbondioksit enjeksiyon kapasitesinin 2030 yılına kadar 33 milyon tona ulaşması öngörülüyor. Ancak bu rakam, aynı yıl için belirlenen 50 milyon tonluk hedefin altında kalıyor.
Raporda, Avrupa'da karbondioksit taşımacılığını kolaylaştırmaya yönelik işbirlikleri de öne çıkıyor. Birleşik Krallık ile Belçika arasında karbondioksit taşınmasını kolaylaştıracak bir anlaşma imzalandı. Finlandiya ile Norveç arasında ise Finlandiya kaynaklı karbondioksitin Norveç'te kalıcı olarak depolanmasını kapsayan mutabakat zaptı yapıldı. Ayrıca Avrupa Birliği kapsamında 17 ortak ve karşılıklı çıkar projesi resmileştirildi.
ORTA DOĞU'DA KARBON DEPOLAMA MERKEZLERİ GELİŞTİRİLİYOR
Orta Doğu ve Afrika bölgesinde 5 CCS tesisi faaliyet gösteriyor. Bölgede 5 tesis inşaat, 7 tesis ileri geliştirme, 12 tesis ise erken geliştirme aşamasında bulunuyor.
Rapora göre, Orta Doğu'daki hükümetler ve sanayi kuruluşları büyük ölçekli karbon yakalama ve depolama merkezlerine, entegre karbondioksit taşıma ve depolama altyapısına yöneliyor. LNG, hidrojen, amonyak, elektrik üretimi ve ağır sanayi sektörleriyle bağlantılı karbon yönetimi değer zincirleri de öncelikli alanlar arasında yer alıyor.
Bölgedeki uygulamalar ağırlıklı olarak bazı Körfez ülkelerinde ve kısa vadede karbondioksit kullanımından ticari gelir elde edebilen projelerde yoğunlaşıyor. Ancak raporda, bu projelerin her zaman karbondioksitin kalıcı olarak depolanmasını önceliklendirmediğine dikkat çekiliyor.
Bölgesel düzenlemeler, taşıma ve depolama iş modelleri, finansman mekanizmaları ve depolama alanlarının doğrulanmasına yönelik süreçler ise geliştirilmeye sürüyor.
Raporda ayrıca bölgedeki çatışmaların enerji güvenliği, enerji maliyetleri ve kamu kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığı aktarıldı. Bu gelişmelerin, bazı karbon yakalama ve depolama projeleriyle net sıfır emisyon yatırımlarının ertelenmesine yol açabileceği değerlendiriliyor.