Türk dünyasının ortak kültürel mirasını sinemayla buluşturan 6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali, İstanbul'da düzenlenen ödül töreniyle sona erdi. "Kanto" filminin en iyi film seçildiği festivalde, Türk Dünyası Turizm Başkenti unvanı da Ankara'dan Taşkent'e devredildi
Türk dünyasının farklı coğrafyalarından sinemacıları, sanatçıları ve kültür insanlarını bir araya getiren 6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali, İstanbul'da gerçekleştirilen ödül töreniyle tamamlandı.
Türk dünyasının ortak kültürel mirasını beyazperdeye taşıyan festivalde 56 film izleyiciyle buluşurken, kısa film, belgesel ve uzun metraj kurmaca film kategorilerinde ödüller sahiplerini buldu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katıldığı törende, en iyi film ödülü "Kanto"ya verildi. Festivalin kapanışında ayrıca Ankara'nın 2026 yılında taşıdığı Türk Dünyası Turizm Başkenti unvanı, 2027 yılı için Özbekistan'ın başkenti Taşkent'e devredildi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Özbekistan Turizm Komitesi Başkanı Abdulaziz Akkulov ve beraberindeki heyetin katıldığı törende, Türk dünyasının ortak kültürel mirasının sinema aracılığıyla gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurguladı.
Korkut Ata'nın Türk dünyasının ortak hafızasında bilgeliğin, sözün ve hikaye anlatıcılığının simgesi olduğunu belirten Ersoy, festivalin köklü anlatı geleneğini yeni sinema eserleriyle yaşattığını ifade etti.
Sinemanın toplumların hafızasını koruyan ve farklı coğrafyalardaki insanları ortak duygularda buluşturan güçlü bir sanat dalı olduğunu ifade eden Ersoy, festivalin Türk dünyası arasındaki kültürel bağları güçlendiren önemli bir platform olduğunu altını çizdi.
Festivalin en büyük ödülü olan En İyi Film Ödülü, "Kanto" filminin oldu. Bakan Ersoy, ödülü filmin yönetmeni Ensar Altay'a takdim etti.
Uzun metraj kurmaca film yarışmasında En İyi Yönetmen Ödülü, "Tağıyev: Mektep" filmiyle Zaur Gasımlı'ya verildi. En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü "Ferzana Batıya Gidiyor" filmindeki performansıyla Amina Salmanova, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü ise "Farz" filmiyle Matyokub Matçonov kazandı. En İyi Senaryo Ödülü de "Otuz Sekiz: Son Nokta" filmiyle Nurzhigit Khaidarov'a verildi.
Kurmaca Film Jüri Özel Ödülü "Yusuf" filmine, TÜRKSOY Özel Ödülü ise "Gürgenç Güzeli Törebeg" filmine layık görüldü.
Belgesel film yarışmasında "Isıyah: Yaz Gün Dönümü" birinci, "Hayata Susamışlık" ikinci, "Sönmeyen Ateş" üçüncü oldu. Belgesel Film Jüri Özel Ödülü'nü "Azıh Mağarası: Azerbaycan'ın Beşiği" kazandı.
Kısa film yarışmasında ise "Rehber" birincilik, "Büyükanne" ikincilik, "Güneş Çocuk Yusuf" üçüncülük ödülünü aldı.
Festivalin 2021 yılında İstanbul'da başlayan yolculuğunun Bursa, Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan'ın ardından yeniden İstanbul'a ulaştığını hatırlatan Bakan Ersoy, altıncı yılın yeni iş birlikleri açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Bu yıl 10 ülke ile 10 özerk cumhuriyet ve topluluktan sinema eserlerinin ağırlandığı festivale, 150'yi aşkın uluslararası konuk ve Türkiye'den 300 sektör temsilcisi katıldı.
Festival kapsamında 56 film, beş ayrı salonda ücretsiz olarak izleyiciyle buluştu. Gösterimlerle Türk dünyasının farklı kültürlerini ve ortak değerlerini yansıtan yapımlar geniş kitlelere ulaştırıldı.
Bakan Ersoy, özellikle gençlerin sinema aracılığıyla birbirlerinin hayatlarını, kültürlerini ve ortak değerlerini tanımalarını önemsediklerini kaydetti. Kültürel mirasın geleceğe taşınmasının, genç kuşakların bu mirası tanıması ve kendi eserleriyle yeniden yorumlamasıyla mümkün olacağını ifade etti.
Festival kapsamında düzenlenen zirvede Türk dünyasının sinema kurumları, yapımcıları ve sektör temsilcileri ortak yapım fırsatlarını değerlendirdi.
Bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Türkiye-Kırgızistan Proje Sunumu Etkinliği'ne değinen Bakan Ersoy, iki ülkeden sinemacıların projelerini sunduğunu, değerlendirme sonucunda seçilecek dört projeye destek sağlanacağını duyurdu.
Ersoy, bu desteklerle yeni filmlerin hayata geçirilmesini, Türk dünyasının hikayelerinin daha geniş kitlelere ulaştırılmasını ve sinemacılar arasında kalıcı ortaklıklar kurulmasını hedeflediklerini ifade etti.
Festivalde ilk kez düzenlenen Uluslararası Türk Dünyası Korkut Ata Sinema Sempozyumu da sinema çalışmalarına akademik bir boyut kazandırdı.
"Sinemada Yapay Zeka ve Kadim Anlatının Dijital Dönüşümü" başlıklı panelde yapay zekanın ve dijital teknolojilerin sinema üretimine etkileri ele alındı. Bakan Ersoy, teknolojik dönüşümün takip edilmesi kadar sanatçıların özgün bakış açısının, yaratıcılığının ve kültürel birikiminin korunmasının da önemli olduğunu altını çizdi.
Festivalin açılışı, Türk dünyasının önemli edebiyatçılarından Cengiz Aytmatov'un hayatını konu alan "Aytmatov" filminin Türkiye'deki ilk gösterimiyle yapıldı.
Bakan Ersoy, Aytmatov'un insanı, doğayı, sevgiyi, vicdanı ve aidiyeti evrensel bir dille anlatarak bütün insanlığın ortak değerlerine seslendiğini ifade etti.
Türkiye'nin Türk dünyasıyla kültürel ilişkilerini geliştirmeyi ve ortak değerleri gelecek nesillere aktarmayı önemli bir sorumluluk olarak gördüğünü belirten Ersoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türk dünyasının birlik ve dayanışmasına verdiği önemin kültürel iş birliklerine güç kattığını ifade etti.
Ersoy, festivalin geleceğine ilişkin hedeflerini şu sözlerle anlattı:
"Türk dünyasının dilde, fikirde ve işte birlik idealine kültür ve sanat yoluyla katkı sunmayı önemsiyoruz. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali de bu idealin hayata geçtiği değerli buluşmalardan biridir. Hedefimiz; festivalimizin her yıl daha geniş bir katılımla gerçekleştirilmesi, ortak yapımların artması ve Türk dünyası sinemasının uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaşmasıdır."
Festivalin kapanış töreninde Türk Dünyası Turizm Başkenti unvanının devir teslimi de yapıldı. Ankara'nın 2026 yılında taşıdığı unvan, 2027 yılı için Özbekistan'ın başkenti Taşkent'e devredildi.
Bakan Ersoy, Ankara'nın Türk Dünyası Turizm Başkenti olduğu yıl boyunca Bakanlığın koordinasyonunda kentte ve yurt dışındaki temsilciliklerde 53 etkinlik düzenlendiğini aktardı.
Turizm eğitimlerinden sergilere, konferanslardan konserlere, çalıştaylardan söyleşilere uzanan etkinliklerle Ankara'nın tarihi ve kültürel zenginliklerinin Türk dünyasına tanıtıldığını belirten Ersoy, çalışmaların şehirler ve kurumlar arasında kalıcı iş birliklerine zemin hazırlamasını önemsediklerini dile getirdi.
Taşkent'in yeni dönemde unvanı başarıyla taşıyacağına inandığını ifade eden Ersoy, şöyle konuştu:
"Kadim tarihi, zengin kültürel mirası ve misafirperverliğiyle Taşkent'in bu unvanı başarıyla taşıyacağına yürekten inanıyorum. Türkiye olarak kardeş Özbekistan'ın bu süreçte gerçekleştireceği çalışmalara katkı sunmaya ve turizm alanındaki dayanışmamızı daha ileriye taşımaya hazırız."
Kapanış töreni öncesinde Bakan Ersoy, Özbekistan Turizm Komitesi Başkanı Abdulaziz Akkulov ve beraberindeki heyetle İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde bir araya geldi.
Görüşmede, iki ülke arasındaki turist hareketliliğinin artırılması, tur operatörleri arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi, ortak tanıtım faaliyetleri ve yeni tur paketlerinin oluşturulması ele alındı.
Taşkent'te eylül ayında gerçekleştirilen temasların devamı niteliğindeki görüşmede, dokuz maddelik 2026-2028 Dönemi Ortak Eylem Planı da değerlendirildi.
Görüşmenin ardından Türkiye-Özbekistan 2026-2028 Yılları Turizm Alanında İşbirliği Eylem Planı imzalandı.
Türkiye-Özbekistan Turizm Karma Komisyonu toplantılarının düzenli gerçekleştirilmesi ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi de görüşmede ele alınan konular arasında yer aldı.
Bakan Ersoy, festivalin düzenlenmesine katkı sağlayan kurumlara ve sinema temsilcilerine teşekkür ederek ödül kazanan sanatçıları kutladı. İstanbul'da kurulan dostlukların yeni filmler, projeler ve kültürel buluşmalarla güçlenmesi temennisinde bulundu.