Dünya genelinde Alzheimer ve bunama vakalarının kadınlarda erkeklere oranla daha yüksek görülmesi, tıp dünyasını cinsiyete özgü hormonal süreçleri incelemeye yönlendiriyor. İsveç’teki saygın bilim kurumu Karolinska Enstitüsü araştırmacıları tarafından yürütülen ve Neurology dergisinde yayımlanan yeni çalışma, kadınların üreme yılları boyunca maruz kaldığı östrojen hormonunun yaşlılık dönemindeki beyin damar sağlığı üzerindeki koruyucu etkilerini kanıtladı. 1944 doğumlu 352 kadının 70 ve 75 yaşlarındaki yüksek çözünürlüklü beyin MR (Manyetik Rezonans) görüntülerini inceleyen bilim insanları, östrojen maruziyet süresi ile beynin kılcal damar sağlığı arasında doğrudan bir paralellik saptadı.
MENOPOZA GEÇ GİREN KADINLARIN BEYİN DAMARLARI DAHA SAĞLIKLI
Araştırma sonuçları, bir kadının üreme döneminin (ilk adet tarihi ile menopoz veya yumurtalıkların alınması arasındaki süre) uzadığı her bir ekstra yıl için, 70 yaşında beyinde küçük damar hastalığı belirtisi görülme riskinin yüzde 8 oranında azaldığını gösterdi. Analizler, bu koruyucu tablonun temel sürücüsünün erken yaşta adet görmekten ziyade, menopoza daha geç yaşta girmek olduğunu ortaya koydu.
Menopoz döneminde hormon replasman tedavisi alan veya geçmişte doğum kontrol hapı kullanan kadınların beyin MR'larında; beyaz madde harabiyeti, mikro kanamalar ve doku boşlukları gibi kılcal damar hasarı göstergelerinin belirgin şekilde daha az olduğu tespit edildi.

ALZHEİMER GENİ TAŞIYAN KADINLARDA BEYİN ZARI KALINLIĞI KORUNUYOR
Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise genetik risk taşıyan bireyler üzerinde görüldü. Alzheimer hastalığı riskini önemli ölçüde artıran "APOE-ε4" genetik varyantını taşıyan kadınlarda, hormon tedavisinin beynin Alzheimer'a karşı en hassas bölgelerindeki kortikal (beyin zarı) kalınlığı koruduğu saptandı. Gen varyantını taşımayan kadınlarda ise bu belirgin kalınlaşma etkisine rastlanmadı.
Nörobiyolog Dr. Anna Marseglia, östrojenin beyin damar bütünlüğünü koruyarak yaşlanmaya bağlı nörolojik gerilemeye karşı kritik bir tampon görevi gördüğünü altını çizdi.
UZMANLARDAN UYARI: DOĞRUDAN HORMON TAKVİYESİ İÇİN HENÜZ ERKEN
Araştırmanın ilk yazarı Yale Üniversitesi nörobilimcisi Giulia Lorenzon, elde edilen verilerin henüz gözlemsel düzeyde olduğunu ve doğrudan sebep-sonuç ilişkisi kurmak için yeterli olmadığını hatırlattı. Lorenzon, çalışmanın koruyucu hekimlik kapsamında kadınlara rastgele hormon tedavisi önermek için bir gerekçe oluşturmadığını, sürecin diğer hormonal ve çevresel faktörlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bilim insanları, kişiselleştirilmiş tıp çağında kadınlara özgü nörolojik koruma stratejilerinin geliştirilmesi için östrojenin beyin damarları üzerindeki uzun vadeli moleküler mekanizmalarının araştırılmasına devam edileceğini bildiriyor.