Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, enflasyonun temel eğiliminin yüzde 2 civarında seyredeceğini öngördüklerini, ancak yukarı yönlü bazı risklerin de farkında olduklarını aktardı.
Ueda, Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından düzenlenen Michel Camdessus Merkez Bankacılığı Konferansı'nda Japonya'nın cari fazlası ve kurumsal uyum süreçlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Japonya'nın cari işlemler dengesinin yıllar içinde ciddi bir değişim geçirdiğini belirten Ueda, ülkenin 1980'lerin başından itibaren sürekli cari fazla verdiğini ve bu fazlanın 40 yıl boyunca Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 2 ila 4'ü arasında seyrettiğini ifade etti. 1980'lerde GSYH'nin yüzde 4'ünü aşan mal ticareti fazlasının zamanla açığa dönüştüğüne dikkat çeken Ueda, yurt dışı yatırımlardan elde edilen gelirlerin cari fazlanın ana kaynağı haline geldiğini altını çizdi. Ueda, bu sürecin Japonya'yı "dünyanın üretim atölyesi" konumundan "dünyanın finansörü" konumuna taşıdığını ifade etti.
Japon şirketlerinin 1990'ların sonlarından itibaren kaynaklarını ağırlıklı olarak yurt dışı yatırımlara yönlendirdiğini hatırlatan BoJ Başkanı, son dönemde ise iş gücü kıtlığı, karbonsuzlaşma ve dijital dönüşüm gibi etkenlerle yurt içi yatırımların yeniden arttığını dile getirdi.
'TÜKETİCİ FİYATLARINDA YENİ ARTIŞLAR BEKLENİYOR'
Konferansın ardından IMF Başkanı Kristalina Georgieva'nın sorularını yanıtlayan Ueda, Japonya'da para politikasının normalleştirilmesindeki temel hedefin fiyat istikrarı olduğunu, bu hedefe ulaşılmasının kaynakların etkin dağılımını destekleyeceğini kaydetti.
BoJ'un son toplantısında, onlarca yıl sonra ilk kez enflasyonun temel eğiliminin yüzde 2'ye ulaştığını açıkladığını hatırlatan Ueda, "Bu önemli bir dönüm noktası ancak daha yapılacak çok iş var. Para politikasında yapılacak uygun ayarlamalarla bu seviyeyi gelecek yıllarda da korumalıyız" dedi.
Japonya'da temel ücretlerdeki yüzde 2,5 ila 3 oranındaki artışın, enflasyon hedefiyle uyumlu olduğunu söyleyen Ueda, ancak yüzde 2'lik enflasyonun henüz toplumsal bir norm haline gelmediğinin altını çizdi. Enerji fiyatlarındaki artışın tüketici fiyatlarına yansımaya başladığını belirten Ueda, "Tüketici fiyatlarındaki artış şu an yüzde 3 civarında ve gelecek yılın başlarına kadar daha da yükselmesi öngörülüyor" uyarısında bulundu. Bölgedeki çatışmaların sona ermesi varsayımıyla enflasyonun 2027-2028 yıllarında yeniden yüzde 2'ye döneceğini öngördüklerini söyleyen Ueda, "Enflasyonun temel eğiliminin yüzde 2 civarında kalmasını bekliyoruz ancak yukarı yönlü risklerin de farkındayız" ifadelerini kullandı.
Ueda ayrıca, diğer merkez bankalarının aldığı kararları yakından takip ettiklerini, bu kararların varlık fiyatlarını ve dolayısıyla Japon ekonomisini doğrudan etkilediğini kaydetti.
'YAPAY ZEKA İŞ GÜCÜ AÇIĞINA ÇÖZÜM OLABİLİR'
Yapay zeka yatırımlarının Japonya ekonomisine etkilerini de değerlendiren Ueda, bu teknolojinin ihracatı, üretimi ve kısmen fiyatları artırarak olumlu bir talep yarattığını kaydetti. Ancak yapay zekanın uzun vadede istihdam üzerindeki etkilerinin belirsiz olduğuna işaret eden Ueda, şunları kaydetti:
"Yapay zekanın iş gücünün yerini alacağına dair endişeler var. Genel iş gücü talebi azalabilir, ancak ciddi bir iş gücü açığı yaşayan Japonya bu durumdan avantajlı çıkabilir. Öte yandan, iş gücü piyasasındaki katılıklar nedeniyle Japonya zorlanabilir, çünkü yapay zekanın verimli kullanılabilmesi için iş gücünün esnek bir şekilde yeniden dağıtılması gerekir."
Son olarak finansal istikrara yönelik siber risklere dikkat çeken Ueda, Japonya'da son aylarda siber saldırılarda keskin bir artış yaşandığını sözlerine ekledi.