USD/TRY ₺50,16 +0.22%
EUR/TRY ₺56,11 -0.30%
GBP/TRY ₺67,26 -0.30%
CHF/TRY ₺61,35 +0.14%
JPY/TRY ₺31,82 +0.00%
SAR/TRY ₺13,37 +0.22%
CAD/TRY ₺35,68 -0.13%
AUD/TRY ₺34,50 -0.59%
ALTIN/GR ₺6.541 -0.83%
USD/TRY ₺50,16 +0.22%
EUR/TRY ₺56,11 -0.30%
GBP/TRY ₺67,26 -0.30%
CHF/TRY ₺61,35 +0.14%
JPY/TRY ₺31,82 +0.00%
SAR/TRY ₺13,37 +0.22%
CAD/TRY ₺35,68 -0.13%
AUD/TRY ₺34,50 -0.59%
ALTIN/GR ₺6.541 -0.83%
Hikayenin başına dönüyoruz!
Magazin

Hikayenin başına dönüyoruz!

1 görüntülenme 706 kelime

Haymitch'in arenadan sağ çıkacağını biliyoruz, Narnia'daki fener direğinin nerede duracağını da. Yine de bilet sırasındayız. Sonu bilmek, hikayeyi bambaşka bir gözle okutuyor olabilir...

Google’da haber kaynağınızı Habertürk olarak seçmek için tıklayın

Açlık Oyunları’nı izleyenler Haymitch Abernathy’i şöyle hatırlar, 12. Mıntıka’nın hayatta kalan tek galibi olmanın ağırlığını şakayla örtmeye çalışan bir akıl hocası. 20 Kasım 2026'da vizyona girecek The Hunger Games: Sunrise on the Reaping, kamerayı aynı adamın 16 yaşına çeviriyor; 50. Açlık Oyunları için adının çekildiği yıla.

Filmin en büyük sırrı ise çoktan biliniyor. Haymitch arenadan sağ çıkacak, çünkü onu yıllar sonra Katniss’in yanında gördük. Seyirci yalnızca sonucu değil, bedelini de biliyor: Kimseye güvenmeyen o adam bu oyunların eseri.

Yönetmen koltuğunda yine Francis Lawrence’ın oturduğu, genç Haymitch’i Joseph Zada’nın canlandırdığı film, gerilimini “ne olacak” sorusundan değil, “bu çocuk o adama nasıl dönüştü” sorusundan kurmak zorunda.

Önümüzdeki aylarda bu durumdaki tek yapım da o değil. Greta Gerwig’in Narnia: The Magician’s Nephew uyarlaması da seyircinin uzun zamandır tanıdığı bir dünyanın başlangıcına dönüyor.

İki film aynı teklifle geliyor: sürprizi baştan feda edip yerine başka bir haz koymak. Spoiler’ın hikayeyi öldürdüğüne dair yaygın inancın sanıldığı kadar sağlam olmadığını gösteren araştırmalar da var.

SONU YAZILMIŞ BİR KAZANAN

Lionsgate bu sınavı daha önce verdi. 2023'te vizyona giren The Ballad of Songbirds & Snakes, ileride Panem'in zalim başkanı olacağını bildiğimiz Coriolanus Snow'un gençliğini anlatıyordu ve dünya genelinde 349 milyon dolar hasılat elde etti. Snow'un nereye varacağını herkes biliyordu, izleyici salona bu bilgiyle girdi.

Prequel'in yaptığı şey, sürprizi trajediye çevirmek. Haymitch'in kurduğu her dostluk, sevgilisi Lenore Dove'la paylaştığı her umutlu an, seyircinin zihninde sonradan gelecek yalnızlıkla birlikte okunuyor. Karakter bilmiyor, biz biliyoruz. Hikaye bu aralıkta çalışıyor.

FENER DİREĞİ NEREDEN GELDİ? BU SEFER SIRA CEVAPLARDA!

Narnia'da önceden bilinen, tek bir karakterin kaderinden çok bütün bir dünyanın haritası. C.S. Lewis'in 1955'te yayımladığı Sihirbazın Yeğeni (The Magician's Nephew), serinin altıncı kitabı olmasına rağmen Narnia'nın nasıl doğduğunu anlatıyor.

Okur dolabın, karlı ormandaki fener direğinin ve Aslan'ın şarkısının hikayesini, onları çoktan tanıdıktan sonra öğreniyor. Gerwig'in filmi, kitabın sinemaya ilk uyarlaması.

Gerwig, kitabı çocukken okuduğunu ve kozmik bir aslanın Narnia'yı şarkı söyleyerek var etmesi fikrine o yaşta vurulduğunu anlatıyor.

Film aslında kasımda IMAX salonlarında, 25 Aralık'ta ise Netflix'te izleyiciyle buluşacaktı. Yeni takvime göre 12 Şubat 2027'de dünya genelinde sinemalara gelecek, Netflix'e ise 2 Nisan 2027'de düşecek. Arada kalan yaklaşık 49 günlük sinema penceresi, platformun alışılmış yayın modelinden belirgin bir sapma.

SPOİLER GERÇEKTEN İZLEME ZEVKİNİ BOZAR MI?

2011'de Psychological Science dergisinde yayımlanan bir çalışma bu soruyu en doğrudan yoldan sınadı: hikayeleri bozarak.

UC San Diego'dan psikolog Nicholas Christenfeld ve doktora öğrencisi Jonathan Leavitt, 819 üniversite öğrencisine Roald Dahl, Anton Çehov ve John Updike gibi yazarların kısa öykülerini okuttu. Öykülerin bir kısmının önüne, sonu açık eden kısa bir paragraf eklendi.

Sonuç beklenenin tersiydi.

Ters köşe öykülerde, polisiyelerde ve edebi metinlerde okurlar, sonunu önceden bildikleri versiyonları ortalamada daha çok beğendi. 12 öyküden yalnızca biri bu eğilimin dışında kaldı.

Christenfeld'e göre bunu sezmek için deneye bile gerek yoktu. Onun örneğiyle, "Romeo ve Juliet'i izlemeye gidenler 'Sonunu söyleme!' diye düşünmez."

Ekibin sonraki deneyi daha şaşırtıcı bir ayrıntı ortaya çıkardı: Okurlar öykünün ortasında durdurulduğunda bile sonu bilinen öyküler öndeydi. Araştırmacılara göre sonu bilen okur için metni işlemek kolaylaşıyor; olay örgüsünü kovalamak yerine anlatıma ve ayrıntılara odaklanabiliyor.

Christenfeld bunu iyi bildiği bir yolda araba sürmeye benzetiyor: Virajları ezbere bilen sürücü başını çevirip manzaraya bakabiliyor.

Prequel'in vaadi de bu.

Haymitch'in arenadan çıkacağını bilen seyirci, gözünü kimin hayatta kalacağından ayırıp onun neyi kaybettiğine çevirebiliyor. Narnia'nın varacağı yeri bilen izleyici ise her sahnede tanıdık bir parçanın ilk halini arıyor.

SPOİLER HERKESE AYNI ETKİYİ YAPMIYOR

Bu bulgu evrensel bir kural sayılmıyor. Arkansas Üniversitesi'nden William Levine ve ekibinin 215 öğrenciyle yürüttüğü, 2016'da yayımlanan çalışma tam tersini buldu: Öyküden önce verilen spoiler keyfi azalttı.

Levine'in ekibi farkın bir kısmını biçime bağlıyor: Orijinal deneyde daha temalı bir paragraf kullanılmışken kendi çalışmalarında tek ve keskin bir cümle tercih edilmişti.

Benjamin Johnson ve Judith Rosenbaum'un çalışması da spoiler'ın keyfi düşürdüğü sonucuna ulaştı ve kişiliğin rolüne işaret etti.

Duygusal yoğunluk arayan, araştırmacıların deyişiyle "duygu ihtiyacı" yüksek kişiler, sürprizi korunmuş hikayelerden ortalamada daha çok keyif aldı.

Prequel'ler bu belirsizlikte avantajlı bir yerde duruyor, çünkü sonu kazara değil, bir anlaşma olarak veriyor. 20 Kasım'da salonu dolduracak izleyicinin çoğu, Haymitch'in kurtulacağını bilerek oturacak. Bir çocuğun kazanmasını izlerken, kazandığı şeyin onu nasıl bir adama dönüştüreceğini de bileceğiz.

Son sahneyi zaten gördük. Bu kez o sahneye giden yolu izleyeceğiz.

Görsel

Paylaş:

İlgili Haberler