Öğleden sonra koltukta uyuyakalmak günün yorgunluğunu atmak için masum bir kaçamak gibi görünse de, yeni araştırmalar bu durumun bilişsel sağlığın kötüleşmesine dair önemli bir uyarı işareti olabileceğini gösteriyor. ABD'de 65 yaş ve üzerindeki bireyler üzerine yapılan yeni bir çalışma, sık, istem dışı ve kısa süreli gündüz uykularının demans ve hafıza sorunları riskiyle doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koydu.
5 YILLIK TAKİP SÜRECİNDE 995 KİŞİ İNCELENDİ
The Journals of Gerontology: Series A dergisinde yayımlanan araştırma kapsamında, ABD'deki Ulusal Sağlık ve Yaşlanma Eğilimleri Araştırması'nın verileri analiz edildi. Çalışmaya başlangıçta demans tanısı bulunmayan 65 yaş ve üstü 995 kişi dahil edildi. Katılımcıların ortanca 5 yıl boyunca takip edildiği süreçte, yüzde 41.9'una denk gelen 417 kişide olası veya muhtemel demans geliştiği tespit edildi.
Yaş, cinsiyet, eğitim, sigara kullanımı, vücut kitle indeksi ve kronik sağlık sorunları gibi dış etkenler hesaba katıldığında dahi sık gündüz uyuyanlarda demans oranının belirgin şekilde yüksek olduğu görüldü.
SIK VE İSTEM DIŞI UYKULAR RİSKİ ARTIRIYOR
Araştırma bulgularına göre, her gün veya haftanın çoğu günü gündüz uyuyan kişilerin demans oranı, nadiren veya hiç uyumayanlara kıyasla yüzde 48 daha yüksek bulundu. İstem dışı gerçekleşen gündüz uykularında ise bu oran yüzde 39 artış gösterdi.
Uyku süresinin de risk üzerinde etkili olduğu belirlenirken, gündüz 30 dakika veya daha kısa süre uyuyanlarda demans oranının yüzde 40 daha yüksek olduğu kaydedildi. Uzmanlar bu durumun, takip sürecinde hafıza bozukluğu gelişme riskini de tetiklediğini vurguluyor.
GÜNDÜZ UYKUSU DEMANSIN NEDENİ Mİ, BELİRTİSİ Mİ?
Uzmanlar, gündüz uykusu ile demans arasındaki ilişkinin oldukça karmaşık olduğuna dikkat çekiyor. Beyindeki nörolojik değişiklikler bilişsel işlevleri olumsuz etkilerken, kişilerin gündüz uyuma ihtiyacını da artırabiliyor. Dolayısıyla yaşlı bireylerde gündüz uykusunun artması, beyin sağlığındaki gerilemenin bir belirtisi olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan gündüz uykusunun, gece yaşanan uyku problemlerini telafi etme çabasından kaynaklanabileceği de ifade ediliyor. Araştırmacılar, bu ilişkinin net bir nedensellik bağı kurmaktan ziyade erken teşhis ve risk tespiti açısından dikkate alınması gereken bir sinyal olduğunu belirtiyor.