Endonezya'da Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto'nun telefon görüşmelerinin yasa dışı dinlendiği iddialarıyla başlayan soruşturma, üç üst düzey polis generalinin gözaltına alınmasının ardından ülkede siyasi gerilimi artırdı. Başkent Cakarta'ya 20 binden fazla askerî personel sevk edilirken eski Cumhurbaşkanı Joko Widodo'nun katıldığı bir mahkeme duruşması için binlerce polis ve asker görevlendirildi.
Associated Press'in 5 Kasım 2026 tarihli haberine göre gözaltına alınanlar arasında, geçen ay Cumhurbaşkanı Prabowo'nun özel kalem başkanlığına atanan General Listyo Sigit Prabowo da bulunuyor. Listyo, daha önce Joko Widodo döneminde Endonezya Ulusal Polis Teşkilatı'nın başkanlığını yürütmüştü.
Soruşturmada yalnızca Cumhurbaşkanı'nın değil, kabine üyeleri, siyasetçiler, gazeteciler, sivil toplum temsilcileri ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin de izinsiz olarak dinlenmiş olabileceği iddia ediliyor.
DİNLEME NE ZAMAN YAPILDI?
Polisin değerlendirmesine göre yasa dışı dinleme faaliyetleri, Prabowo Subianto'nun cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından 2025-2026 yılları arasında yapıldı.
Soruşturma kapsamında General Listyo Sigit Prabowo'nun yanı sıra Ulusal Polis Teşkilatı Hukuk Dairesi Başkanı Sonta Nasution ve Polis Eğitim ve Öğretim Enstitüsü'nün üst düzey eğitmenlerinden Eko Hadi Santoso da gözaltına alındı.
Cumhurbaşkanlığı Sarayı, iddia edilen dinleme faaliyetlerinin devletin çıkarlarını tehlikeye atan bir “vatana ihanet eylemi” olarak değerlendirildiğini duyurdu.
Bununla birlikte yetkililer, başkente yapılan geniş çaplı askerî personel sevkiyatının doğrudan dinleme soruşturmasıyla bağlantılı olduğunu doğrulamadı.
ESKİ SİYASETÇİ MERCEK ALTINDA
Skandalın ardından dikkatler, Cumhurbaşkanı Prabowo'nun eski siyasi müttefiki Joko Widodo'ya çevrildi.
Emekli polis generali ve eski Ulusal Polis Başkan Yardımcısı Oegroseno, çarşamba günü Forum Keadilan TV podcast yayınında yaptığı açıklamada, yasa dışı dinleme faaliyetlerinin arkasındaki olası emir-komuta zincirinin bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini dile getirdi.
Oegroseno, soruşturmacıların talimatların eski Cumhurbaşkanı Widodo'dan gelip gelmediğini de incelemesi gerektiğini kaydetti.
Gerekli görülürse soruşturmacılar eski bir cumhurbaşkanını sorgulamaktan çekinmemeli. İddia edilen dinleme operasyonunun arkasındaki amaç, mevcut polis şefinin liderliğinde bütünüyle ortaya çıkarılmalı.
Ancak Joko Widodo'nun dinleme soruşturmasına karıştığına ilişkin herhangi bir resmî suçlama bulunmuyor. Widodo ve Prabowo, iddialar hakkında henüz açıklama yapmadı.
20 BİNDEN FAZLA ORDU GÜCÜ SEVK EDİLDİ
Siyasi gerilimin yükseldiği başkent Cakarta'da güvenlik önlemleri artırıldı.
Yetkililer, kente 20 binden fazla askerî personelin sevk edildiğini bildirdi. Bunların arasında deniz piyadeleri ve diğer askerî birliklerden personel bulunuyor.
Perşembe günü eski Cumhurbaşkanı Joko Widodo'nun mahkemeye çıkması nedeniyle ayrıca 6 bin 770 polis ve asker görevlendirildi.
Doğu Cakarta Polis Şefi Alfian Nurrizal, güvenlik önlemlerinin kalabalık grupların toplanması ve olası güvenlik risklerine karşı ihtiyati amaçla alındığını duyurdu.
Nurrizal, görevlendirilen personelin büyük bölümünün hazır bekletildiğini ifade etti.
Endonezya ordusunun sözcüsü Tümgeneral Muhammad Nas da Cakarta'ya yapılan sevkiyatın olağan bir uygulama olduğunu savundu.
Çok sayıda askerî personelin başkente gönderilmesine rağmen sokaklarda belirgin bir askerî hareketlilik gözlenmediği, birliklerin çoğunun kışlalarda ve diğer tesislerde bekletildiği bildirildi.
İNSAN HAKLARI UYARISI
Uluslararası Af Örgütü'nün Endonezya Direktörü Usman Hamid, dinleme iddialarının yalnızca Cumhurbaşkanı'nın güvenliği açısından değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Hamid, izinsiz gözetim faaliyetlerinin ciddi bir insan hakları ihlali oluşturabileceğini, muhalifleri sindirmek ve sivil özgürlükleri zayıflatmak amacıyla kullanılabileceğini ifade etti.
Bu mesele yalnızca Cumhurbaşkanı'nın dinlendiği iddiasından ibaret değil. Yetkililer başka kimlerin hedef alınmış olabileceğini açıklamalı ve operasyonun bütün etkilerini soruşturmalı.
Hamid, soruşturmanın kapsamlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi çağrısında bulundu.
Üç üst düzey generalin gözaltında bulunduğu soruşturmanın nasıl ilerleyeceği ve iddia edilen dinleme faaliyetlerinin kapsamının ne ölçüde ortaya çıkarılacağı ise belirsizliğini koruyor.