Türkiye'nin farklı bölgelerinde sismik hareketlilik devam ederken, Ege Denizi'nde son bir haftada kaydedilen 7 deprem yeniden dikkatleri bölgeye çevirdi. Bir hafta içerisinde meydana gelen 7 depremin büyüklüğü 3,5 ile 4,7 arasında değişti. Sarsıntıların ardından değerlendirmelerde bulunan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş ise deprem hareketliliğinin yalnızca Ege Denizi ile sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğine işaret etti.
Bektaş, Dinar'da meydana gelen 4,1 büyüklüğündeki depreme dikkat çekerek bölgenin geçmişte büyük depremler üretmiş Uşak Deprem Kümesi'ne yakınlığına vurgu yaptı.
EGE'DE BİR HAFTADA 7 DEPREM KAYDEDİLDİ
Türkiye'nin batısındaki sismik hareketlilik son günlerde yeniden gündeme geldi. AFAD verilerine göre Ege Denizi'nde son bir haftada 7 deprem meydana geldi. Kaydedilen sarsıntıların büyüklükleri 3,5 ile 4,7 arasında değişirken, depremlerin derinlikleri genel olarak 7 kilometre civarında ölçüldü.
Peş peşe yaşanan sarsıntılar, bölgedeki aktif fay hatlarını yeniden gündeme taşırken, uzmanların değerlendirmeleri de yakından takip edilmeye başlandı.
BEKTAŞ DİNAR'DAKİ DEPREME DİKKAT ÇEKTİ
Bölgedeki hareketliliği daha önce de değerlendiren Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Ege Denizi ile Batı Anadolu arasındaki tektonik ilişkiler üzerine yeni bir açıklama yaptı.
Girit Bindirme Kuşağı ile Batı Anadolu arasındaki transfer zonlarında yaşanan deformasyonun Uşak, Denizli ve Afyon yönüne doğru ilerliyor olabileceğini belirten Bektaş, bu kez Dinar'da meydana gelen 4,1 büyüklüğündeki depremi gündemine aldı.
Sosyal medya hesabından bir harita paylaşan Bektaş, değerlendirmesini "Ege'den Uşak deprem kümesine stres aktarımı" başlığıyla duyurdu.
"7 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREMLER ÜRETMİŞ BİR BÖLGEYE YAKIN"
Bektaş, açıklamasında Ege Denizi'nden kuzeye doğru izlenen deprem hareketliliğinin Dinar'daki son sarsıntıyla yeni bir noktaya dikkat çektiğini kaydetti.
Dinar'ın, geçmişte 6 ile 7 büyüklüğü arasında depremler üretmiş Uşak Deprem Kümesi'ne yakın bir konumda bulunduğunu ifade eden Bektaş, bölgedeki fayların birbirinden tamamen bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini altını çizdi.
Uzman, Ege'deki aktif faylarda meydana gelen hareketlerin bölgesel gerilme değişimleriyle bağlantılı olabileceğini belirterek, tektonik hareketliliğin daha geniş bir alan içerisinde ele alınması gerektiğine işaret etti.
"DEPREM KÜMESİ BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR"
Deprem aktivitesinin yalnızca tek bir fay üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını belirten Bektaş, genişleyen fay sistemine vurguladı.
Bektaş'ın değerlendirmesine göre Ege Denizi'nden Batı Anadolu'nun iç kesimlerine uzanan sismik hareketlilik, bölgedeki fay sistemlerinin birlikte incelenmesini gerektiriyor. Dinar'daki son deprem de bu kapsamda dikkat çeken gelişmeler arasında yer alıyor.
MARMARA DEPREMİYLE İLGİLİ DE DEĞERLENDİRME YAPMIŞTI
Prof. Dr. Osman Bektaş, geçtiğimiz hafta Ege Denizi'nde meydana gelen 4,7 büyüklüğündeki deprem sonrasında Marmara Bölgesi'ndeki fay hareketliliğine ilişkin de açıklamalarda bulunmuştu.
Bektaş, söz konusu depremin 1912 Şarköy depremiyle ilişkilendirilen gerilme aktarımı tartışmalarını yeniden gündeme getirdiğini belirtmişti.
Uzman, açıklamasında 1912 Şarköy depreminin batıya, Saros yönüne ve doğuya, İstanbul yönüne doğru gerilme aktarımı açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmişti. Ancak Ege'de meydana gelen son depremin Orta Marmara segmentini doğrudan tetikleyen yeni bir yükleme mekanizması sunmadığını da özellikle vurgulamıştı.
Bölgedeki sismik hareketlilik sürerken uzmanların değerlendirmelerinde, aktif fayların birbirleriyle olan tektonik ilişkilerinin ve bölgesel gerilme değişimlerinin birlikte incelenmesi gerektiği öne çıkıyor.