Antalya’da düzenlenecek zirve, 3,9 milyon KOBİ için yeşil dönüşümün ötesinde yeni bir ticaret alanı oluşturuyor. İklim teknolojileri, akıllı tarım, su yönetimi ve atık geri kazanımı gibi alanlarda çözüm geliştiren işletmeler, uluslararası yatırımcılarla buluşarak tedarikçi konumundan teknoloji ihracatçılığına geçme fırsatı yakalayabilir.
COP31’in yatırım ve uygulama odaklı gündemi, KOBİ'ler için fırsatı güneş paneli veya rüzgâr ekipmanı üretimiyle sınırlamıyor. Fabrikalara enerji tüketimini izleyen yazılım sağlayan, atık ısıyı geri kazandıran, su kaçaklarını sensörlerle belirleyen veya tarımda akıllı sulama sistemleri geliştiren işletmeler de yeni pazarlara ulaşabilir. Batarya izleme sistemleri, elektrikli araç şarj altyapısı, geri dönüştürülmüş hammaddeden ambalaj ve düşük karbonlu lojistik çözümleri de büyüyen iklim ekonomisinin iş alanları arasında bulunuyor.
YENİ SİPARİŞLER YOLDA
TÜİK'in 2024 verilerine göre Türkiye'de 3 milyon 928 bin KOBİ bulunuyor. İşletmeler toplam girişimlerin yüzde 99,6'sını, istihdamın yüzde 68,5'ini ve katma değerin yüzde 41,2'sini oluşturuyor. Büyük sanayi kuruluşlarının emisyon azaltma ve kaynak verimliliği hedefleri, onlara parça, yazılım, bakım, ölçüm ve mühendislik hizmeti sunan KOBİ'lere yeni sipariş alanları oluşturabilir. Böylece yeşil dönüşüm, yalnızca yatırım maliyeti değil, yeni müşteri edinme ve üretim kapasitesini büyütme fırsatına dönüşebilir.
DÜNYA BANKASI’NDAN 450 MİLYON DOLARLIK
Dünya Bankası finansmanlı Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında 450 milyon dolarlık kaynak bulunuyor. Bunun 175 milyon dolarlık bölümü TÜBİTAK aracılığıyla yeşil teknoloji, Ar-Ge, prototip geliştirme ve ticarileştirme faaliyetlerine ayrıldı. KOSGEB'in COP31 odaklı hızlandırma çağrısında ise temiz enerji, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir tarım ve iklim teknolojileri alanlarında programlara 6,5 milyon liraya kadar destek öngörüldü. Kaynağın doğrudan işletmelere değil, girişimleri hızlandıracak TEKMER ve teknopark yönetici şirketlerine sağlanması, işletmelerin bu ekosistemler üzerinden uluslararası pazarlara hazırlanmasını hedefliyor.
ZİRVE SONRASI HEDEF KALICI TİCARİ İŞ BİRLİĞİ
- COP31, KOBİ'lere otomatik ihracat veya sipariş garantisi sunmuyor. Ancak Antalya'da kurulacak temaslar; ortaklık, pilot uygulama, yatırım ve yeni müşteri kanallarına dönüşebilir. Bunun için işletmelerin geliştirdikleri çözümleri ölçülebilir maliyet ve emisyon tasarrufuyla ortaya koyması, uluslararası standartlara ve sertifikasyon süreçlerine hazırlanması önem taşıyor. Zirvenin ekonomik kazanımı, KOBİ'lerin bu temasları kalıcı ticari ilişkilere dönüştürme kapasitesiyle belirlenecek.