Balkanlar'da Türkçe Öğretimi ve Türkoloji Sempozyumu Üsküp'te başladı
2 görüntülenme 891 kelime
Türkçe, Balkanlar ve Türkiye’yi Üsküp’te buluşturdu.
Türkçe’nin izleri Balkanlar’da sürülüyor. Bir yıl Balkanlarda bir başkentte, diğer yıl Türkiye’de bir şehirde düzenlenen Uluslararası Balkanlarda Türkçe Öğretimi ve Türkoloji Sempozyumu’nun beşincisi, Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te başladı. Türkiye Maarif Vakfının öncülüğünde Uluslararası Balkan Üniversitesinin ev sahipliğinde 5-7 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen sempozyum, Balkanlarda Türkçenin öğretimi, Türkoloji çalışmaları ve ortak kültürel mirasın yaşatılması alanlarında çalışan akademisyenleri, araştırmacıları ve eğitimcileri bir araya getiriyor.
Balkanlarda Türkçe öğretiminin geliştirilmesini, Türkoloji alanındaki akademik birikimin güçlendirilmesini ve bölgedeki araştırmacılar arasında kalıcı iş birlikleri kurulmasını amaçlayan sempozyum, bilimsel çalışmaların paylaşılmasının yanı sıra ortak araştırma ve projelerin geliştirilmesine de zemin hazırlıyor. Bu yıl “Sözlü Kültür ve Halk Edebiyatı” konusunun öne çıktığı programda, Balkanların çok dilli ve çok kültürlü yapısı içerisinde Türkçenin yeri, sözlü kültürün kuşaklar arasındaki aktarımı ve bölgenin edebî mirası farklı yönleriyle ele alınıyor.
Kuzey Makedonya Devlet Bakanı Zülfikar Zeynullah
Uluslararası Balkan Üniversitesinde düzenlenen açılış programına Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Hacı Ali Özel, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil, Kuzey Makedonya Devlet Bakanı Zülfikar Zeynullah, Kuzey Makedonya Eğitim ve Bilim Bakan Yardımcısı Driton Sulejmani, Uluslararası Balkan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut ile çok sayıda akademisyen, kurum temsilcileri ve davetli katıldı.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel
“Siyaset Devletler, Dil ve Kültür Toplumlar Arasında”
“Bizim bölgesel sahiplenme anlayışımız bölge ülkelerinin iradesini esas alan karşılıklı güveni, diyaloğu ve iş birliğini önceleyen bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımın tamamlayıcı ilkesi ise kapsayıcılıktır.”
Özel, Türkçe öğretimi ve Türkoloji çalışmalarının yalnızca dilin yaşatılmasına değil, Balkan toplumları arasındaki karşılıklı anlayışın ve iş birliğinin gelişmesine de katkı sunduğunu dile getirdi. Konuşmasında eğitim ve kültürün toplumlar arasında kalıcı ilişkiler kurulmasındaki rolünü de vurgulayan Özel, “Siyasi ilişkiler devletler arasında tesis edilir. Toplumlar arasındaki kalıcı dostluklar ise eğitim, kültür, sanat ve insani ilişkiler yoluyla güçlendirilir” ifadelerini kullandı.
Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil
“Sempozyum, ortak çalışmaların zeminini oluşturuyor”
“Çıkış noktamız, Türkçenin öğretimi ve Türkoloji çalışmaları açısından önemli bir bölge olan Balkanlar'da, bu alanda çalışan kıymetli hocalarımızı hem kendi aralarında hem de Türkiye'deki meslektaşlarıyla buluşturacak ortak bir platform oluşturmaktı. Yılda bir kez de olsa bir araya gelmelerini, birlikte üretme ve çalışma imkânlarını geliştirmelerini amaçladık. Dolayısıyla sempozyum, ortak çalışmaların hayata geçirilebileceği bir zemin oluşturmak bakımından da büyük önem taşıyor.”
Özdil, gelecek yıllarda Balkan ülkelerinden katılımı daha da artırarak bu akademik etkileşimi güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Özdil, Üsküp doğumlu şair Yahya Kemal Beyatlı’nın dizelerinden hareketle Balkanlarda kültürel hafızanın sürekliliğine vurguladı. Konuşmasının sonunda ev sahipliği ve destekleri dolayısıyla Uluslararası Balkan Üniversitesine ve Halkbank'a; sempozyumun başlangıcından itibaren akademik birikimiyle çalışmalara katkı sunan Prof. Dr. Mustafa İsen'e ve Prof. Dr. Saadettin Ökten'e teşekkür etti
Uluslararası Balkan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut
Balkan Ünv. Rektörü Bulut: Türkçe ilim, irfan ve hikmetin dili
“Türkçenin Balkanlarda bir köklü geçmişi var. Türkoloji ve Türkçenin konu edilerek sempozyumun 5.'sini organize eden başta Maarif Vakfı Başkanımıza ve tüm arkadaşlara şükranlarımı arz ediyorum. Türkçe bu coğrafya için önemli bir dil. Tabii, söz üstatları... Fuzuli'den, Baki'den günümüzün çağdaş yazarlarına kadar... İçinde bulunduğumuz bu şehir; Yahya Kemal'in “ipek şehri”... Mehmet Akif Ersoy'un yani söz üstatlarının mekânında bulunuyoruz.”
Kuzey Makedonya Eğitim ve Bilim Bakan Yardımcısı Driton Sulejmani
Bakan Sulejmani: Türkçe, iletişimimizi güçlendiriyor
“Türkçe öğretimi yalnızca bir dilin öğretilmesinden ibaret değildir. Aynı zamanda tarihi ve kültürel mirası anlamayı, karşılıklı saygıyı geliştirmeyi ve farklı topluluklar arasında iletişim fırsatları oluşturmayı da kapsar.” dedi.
Kuzey Makedonya Devlet Bakanı Zülfikar Zeynullah da Türkçenin bölgede yaşatılmasında öğretmenlerin, akademisyenlerin ve eğitim kurumlarının tarih boyunca üstlendiği role vurguladı. Dilin korunmasının önemini şu sözlerle altını çizdi: “Türkçenin kullanılması ve yaşatılması çok önemli bir konudur. Dilini kaybeden millet varlığını kaybeder.”
Prof. Dr. Sadettin Ökten
Saadettin Ökten’den Süleymaniye’de bayram sabahını
Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Saadettin Ökten, medeniyet ve söz varlığı arasındaki ilişkiyi ele aldığı konferansını gerçekleştirdi.
Ökten, insanın düşünce dünyasının, değerlerinin ve davranışlarının dil aracılığıyla biçimlendiğini belirterek söz varlığının bir toplumun medeniyet anlayışını ve kültürel kimliğini yansıtan temel unsurlardan biri olduğunu anlattı.
“Söz varlığı ve kavramlar varoluşumuzun vazgeçilmez parçası.” ifadelerini kullanan Ökten, dilin yalnızca kelimelerden ve ifadelerden oluşmadığını, aynı zamanda bir medeniyetin değerlerini, düşünme biçimini ve anlam dünyasını taşıdığını altını çizdi. Kavramların zenginliğinin düşünce dünyasını derinleştirdiğini belirten Ökten, toplumların kendi kültürel birikimlerinden beslenen söz varlıklarını korumalarının önemine vurguladı.
“Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede
Bir mehâbetli sabah oldu Süleymâniye`de
Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati,
Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi
Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan,
Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan “ mısralarını okuyarak konuşmasını zenginleştiren Örnek, şiirin devam mısralarından örnekler vererek
Bir mekânın yalnızca fiziksel özellikleriyle değil, o mekâna anlam kazandıran tarihî, kültürel ve manevi değerlerle de kavranabileceğini anlattı. Süleymaniye Camii üzerinden yaptığı değerlendirmelerde, söz varlığının ve edebiyatın bir yapıyı medeniyet hafızasının parçası hâline getiren anlam dünyasını nasıl görünür kıldığını ortaya koydu.
Balkanlarda Yunus Emre, Mevlânâ ve Niyâzî-i Mısrî etkisi
Sempozyumun ilk günü, açılış konferansının ardından “Balkanlarda Sözlü Kültür” başlıklı panelle devam etti. Prof. Dr. Mustafa İsen'in başkanlığındaki panelde Balkan edebiyatında Yunus Emre, Mevlânâ ve Niyâzî-i Mısrî'nin etkileri ile Kosova'daki Melâmîlik ve mevlid geleneği ele alındı.
Öğleden sonraki programda gerçekleştirilen sempozyumun birinci ve ikinci oturumlarında akademisyenler bildirilerini sunarak araştırmalarını katılımcılarla paylaştı. İlk günün programı, Necmettin Erbakan Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı İcra Heyetinin, Prof. Dr. Mehmet Gönül'ün genel sanat yönetmenliğinde gerçekleştirdiği “Dilden Dile Balkan Türküleri” başlıklı müzik dinletisiyle devam etti.
5-7 Kasım tarihleri arasında sürecek sempozyum, Balkanlarda Türkçe öğretimine ve Türkoloji alanına ilişkin akademik çalışmaların değerlendirilmesine, bölgenin dil ve kültür mirasının araştırılmasına ve farklı ülkelerden bilim insanları arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunmayı hedefliyor.