Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de faaliyet gösteren Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi'nin (AIR Center) bölüm başkanı Dr. Matin Mammadli, 3 Kasım 2026'da için kaleme aldığı makalede, Zengezur Koridoru'nun Güney Kafkasya'daki jeopolitik rekabeti ekonomik işbirliğine dönüştürebilecek stratejik bir proje olduğunu değerlendirdi.
Mammadli, “Zengezur Koridoru: Bölgesel barış ve küresel bağlantısallık” başlıklı yazısında, Azerbaycan'ın ana karası ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında doğrudan kara bağlantısı kurulmasının, bölgesel ticaretin yeniden düzenlenmesi bakımından daha geniş sonuçlar doğurabileceğine vurguladı.
Koridorun yalnızca ulusal bir ulaştırma hedefi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Mammadli, projenin Azerbaycan'ın Hazar Denizi merkezli lojistik konumunu güçlendirebileceğini, Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına erişimi kolaylaştırabileceğini ve Ermenistan'a da yeni ekonomik fırsatlar sunabileceğini ifade etti.
2020 ANLAŞMASINDAN WASHINGTON MUTABAKATINA
Mammadli, Zengezur Koridoru'nun siyasi ve hukuki arka planını, Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında 10 Kasım 2020'de imzalanan üçlü bildiriye dayandırdı.
Bildirinin dokuzuncu maddesinin, Azerbaycan'ın batı bölgeleri ile Nahçıvan arasındaki bağlantılar da dahil olmak üzere bölgesel ekonomik ve ulaştırma hatlarının yeniden açılmasını öngördüğünü hatırlattı.
Bakü yönetiminin savaş sonrasında ulaşım bağlantılarının yeniden kurulmasını barış sürecinin ekonomik temeli olarak gördüğünü belirten Mammadli, Horadiz–Ağbend demiryolu ve kara yolu projelerini bu yaklaşımın somut örnekleri arasında gösterdi.
Mammadli'ye göre Azerbaycan'ın söz konusu altyapı yatırımlarına önceden başlaması, ulaştırma bağlantılarının yalnızca diplomatik söylemden ibaret olmadığını ortaya koyuyor.
8 Ağustos 2025'te Washington'da ABD Başkanı Donald Trump'ın katılımıyla Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında varılan mutabakatların projeye yeni bir ivme kazandırdığını belirten Mammadli, ortak bildiride desteklenen Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası'nın (TRIPP) normalleşme sürecinin ekonomik boyutunu güçlendirdiğini kaydetti.
Taraflar arasında barış anlaşması metninin paraflanmasının da ekonomik işbirliği açısından yeni bir zemin oluşturduğunu savundu.
AZERBAYCAN'IN HAZAR'DAKİ STRATEJİK KONUMU
Mammadli, koridorun Azerbaycan açısından en doğrudan kazanımının Nahçıvan'a kesintisiz ulaşım ve Türkiye üzerinden daha geniş pazarlara erişim olduğunu ifade etti.
Ancak projenin stratejik öneminin bununla sınırlı olmadığını vurgulayan Azerbaycanlı uzman, alternatif yük taşımacılığı güzergâhlarının, esnek lojistik sistemlerin ve yeni hizmet merkezlerinin Bakü'nün bölgesel konumunu güçlendirebileceğini ifade etti.
Bakü Uluslararası Deniz Ticaret Limanı, Bakü–Tiflis–Kars Demiryolu ve Azerbaycan'ın mevcut kara yolu ağının bu dönüşüm için altyapı oluşturduğunu belirten Mammadli, Zengezur'un söz konusu hatları tamamlayabileceğini değerlendirdi.
Mammadli'ye göre Azerbaycan'ın hedefi yalnızca topraklarından geçen yük trafiğine ev sahipliği yapmak değil, farklı uluslararası ulaştırma ağlarını birbirine bağlayan bir Hazar lojistik merkezi hâline gelmek.
ORTA KORİDOR İÇİN KRİTİK PROJE
Makalenin önemli bölümlerinden biri, Zengezur Koridoru'nun Çin'den Avrupa'ya uzanan Orta Koridor üzerindeki muhtemel etkilerine ayrıldı.
Çin, Orta Asya, Hazar Denizi, Azerbaycan, Türkiye ve Avrupa'yı birbirine bağlayan Orta Koridor'un uluslararası ticarette alternatif güzergâhlara duyulan ihtiyacın artmasıyla daha fazla önem kazandığını belirten Mammadli, Zengezur'un bu ağa ek kapasite ve güzergâh çeşitliliği sağlayabileceğini savundu.
Dünya Bankası'nın tahminlerine dikkat çeken Mammadli, koordineli yatırımlar ve reformlar sayesinde Orta Koridor'daki yük hacminin 2030 yılına kadar üç katına çıkabileceğini, taşıma sürelerinin ise yarıya indirilebileceğini aktardı.
Bununla birlikte söz konusu tahminlerin yalnızca Zengezur Koridoru'na değil, Orta Koridor'un tamamına ilişkin olduğunu özellikle altını çizdi.
Mammadli, Zengezur'un bu büyümeye katkı sağlayabilmesi için altyapı yatırımlarının yanı sıra ülkeler arasında teknik ve operasyonel koordinasyonun da sağlanması gerektiğini kaydetti.
AVRUPA BİRLİĞİ'NİN STRATEJİK HESAPLARI
Azerbaycanlı uzman, Zengezur Koridoru'nun Avrupa Birliği açısından da giderek önem kazanan bir proje olduğunu değerlendirdi.
AB'nin tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye ve Orta Asya ile ekonomik bağlantılarını güçlendirmeye çalıştığını belirten Mammadli, 2024 yılında AB ve ortaklarının Trans-Hazar bağlantısallığı için 10 milyar avroluk finansmanı harekete geçirme taahhüdünü hatırlattı.
Mammadli ayrıca Ocak 2026'da AB ile Azerbaycan'ın Nahçıvan demiryoluna ilişkin fizibilite çalışmasında işbirliğini gündemlerine aldıklarını kaydetti.
Bu gelişmelerin TRIPP projesinin başarıya ulaşacağını garanti etmediğini belirten uzman, ancak koridorun Avrupa'nın daha geniş ekonomik ve stratejik çıkarlarıyla örtüştüğünü savundu.
Mammadli'ye göre uzun vadede enerji iletim hatları, dijital bağlantılar ve uluslararası yatırımlar da yük taşımacılığı kadar önemli hâle gelebilir.
ERMENİSTAN DA KAZANÇ SAĞLAYABİLİR
Mammadli, Zengezur Koridoru'nun sağlayabileceği ekonomik kazanımların yalnızca Azerbaycan'la sınırlı kalmayacağını ifade etti.
Ermenistan'ın uluslararası ulaştırma ağlarına daha fazla entegre olabileceğini, Türkiye'nin Azerbaycan ve Orta Asya ile kara bağlantılarını genişletebileceğini, Orta Asyalı ihracatçıların ise alternatif ticaret güzergâhlarına kavuşabileceğini ifade etti.
Çin'in de Avrupa pazarlarına erişim için yeni bir seçenek elde edebileceğini kaydeden Mammadli, farklı ülkelerin ekonomik çıkarlarının aynı projede buluşmasını koridorun en önemli jeoekonomik potansiyeli olarak değerlendirdi.
Siyasi güvenin henüz kırılgan olduğu koşullarda bile ekonomik işbirliğinin taraflar açısından rasyonel ve karşılıklı fayda sağlayan bir seçenek hâline gelebileceğini savundu.
GÜNEY KAFKASYA'DA YENİ BİR DÖNEM Mİ?
Mammadli, Azerbaycan ile Ermenistan arasında uzun yıllardır kapalı bulunan ulaşım bağlantılarının yeniden açılmasının, iki ülke arasında günlük ekonomik ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Ticaret, transit taşımacılık ve hizmet sektörlerinde oluşacak karşılıklı çıkarların siyasi istikrarı destekleyebileceğini ifade eden uzman, ekonomik ilişkilerin bütün siyasi anlaşmazlıkları tek başına çözemeyeceğini de altını çizdi.
Mammadli'ye göre projenin hayata geçirilmesi, gümrük işlemleri, transit geçiş kuralları, teknik standartlar ve altyapı yönetimi gibi alanlarda düzenli işbirliğini zorunlu kılacak.
Bu tür işbirliklerinin Güney Kafkasya açısından bir dönüm noktası oluşturabileceğini savunan Mammadli, bölgenin yalnızca jeopolitik rekabetin yaşandığı bir alan olmaktan çıkarak komşu ülkelerin ulaşım hatlarını açık tutmakta ortak çıkar gördüğü bir ekonomik coğrafyaya dönüşebileceğini değerlendirdi.
Alternatif güzergâhların çoğalmasının, ülkelerin tek bir ulaştırma hattına veya dış pazara bağımlılığını azaltarak stratejik özerkliklerini de güçlendirebileceğini kaydetti.
TÜRK DÜNYASININ EKONOMİK ENTEGRASYONU
Makalede Türkiye, Azerbaycan ve Orta Asya ülkeleri arasındaki ekonomik bütünleşmeye de özel yer verildi.
Mammadli, bu ülkeler arasında ulaşım ve ticaret bağlantılarının güçlendirilmesinin Türk dünyasının ekonomik entegrasyonunu ilerletebileceğini kaydetti.
Avrupa ve Çin'in artan ilgisiyle ABD'nin aktif katılımının Güney Kafkasya'nın uluslararası önemini ortaya koyduğunu ifade eden Mammadli, buna karşın siyasi mutabakatların tek başına yeterli olmadığını altını çizdi.
Koridorun başarıya ulaşması için ticari uygulanabilirlik, şeffaf yönetim, etkili sınır prosedürleri ve istikrarlı siyasi iradenin belirleyici olacağını kaydetti.
BARIŞIN EKONOMİK TEMELİ GÜÇLENDİRİLEBİLİR
Mammadli, makalesinin sonunda Zengezur Koridoru'nu, Güney Kafkasya'nın savaş sonrası ulaştırma gündemini kalıcı ve karşılıklı ekonomik faydaya dönüştürüp dönüştüremeyeceğinin bir sınaması olarak değerlendirdi.
Koridorun etkili biçimde hayata geçirilmesi durumunda Azerbaycan ile Nahçıvan arasında doğrudan bağlantı kurulabileceğini, Orta Koridor'un güçlenebileceğini ve Avrupa ile Asya arasındaki ticari ilişkilerin genişleyebileceğini kaydetti.
Mammadli'ye göre projenin asıl önemi, ulaştırma altyapısının ötesine geçerek Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barışa daha güçlü bir ekonomik temel kazandırma ihtimalinde yatıyor.
Bu çerçevede Zengezur'un yalnızca bölgesel bir jeopolitik tartışma konusu olmaktan çıkıp farklı kıtaları birbirine bağlayan jeoekonomik bir fırsata dönüşebileceğini savundu.
DR. MATİN MAMMADLI KİMDİR?
Dr. Matin Mammadli, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de faaliyet gösteren Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi'nde (AIR Center) bölüm başkanı olarak görev yapıyor.
Uluslararası ilişkiler ve bölgesel bağlantısallık konularında değerlendirmelerde bulunan Mammadli, 3 Kasım 2026 tarihinde yayımlanan makalesinde Zengezur Koridoru'nun Azerbaycan, Güney Kafkasya ve Avrupa-Asya ticareti açısından taşıdığı stratejik önemi ele aldı.