Mudanya'nın saklı cenneti Trilye
Rotamızı, zeytin kokulu rüzgârların estiği, tarihi Kemerli Kilise'nin ve heybetli Taş Mektep'in gölgesinde zamanın durduğu bu sessiz balıkçı kasabasına, Bursa'nın gizli incisi Trilye'ye çeviriyoruz.
Trilye'nin dar sokaklarında eksiksiz bir şekilde karşımıza çıkıyor. İşte İstanbul'dan İDO ile veya arabayla sadece 1.5 - 2 saatte ulaşabileceğiniz bu zaman kapsülünün gizli kalmış sırları...
Mudanya'nın saklı cenneti Trilye - Detaylı Analiz
MARMARA'DA BİR EGE RÜYASI: DAR SOKAKLAR VE TARİHİ RUM EVLERİ
Trilye'ye (eski adıyla Zeytinbağı) adım attığınız an, büyükşehrin egzoz kokusundan ve koşturmacasından asırlarca uzağa ışınlanmış gibi hissedersiniz. Deniz kenarından yamaca doğru usulca kıvrılan daracık sokaklarda, ahşap işlemeli 150-200 yıllık tarihi Rum evleri sizi karşılar. Çoğu aslına uygun restore edilip butik otellere veya şirin kafelere dönüştürülen
bu cumbalı evlerin arasında yürürken, kendinizi Ege'nin bir kasabasında veya nostaljik bir dönem dizisinin setinde sanmanız işten bile değil. Üstelik burada adım başı yüksek sesli müzik çalan mekanlar değil; kapı önünde zeytin kıran, çayını yudumlayan yerel halkın samimi sohbetleri var.
KİMSESİZ BİR İHTİŞAM: TAŞ MEKTEP VE KEMERLİ KİLİSE
Trilye'yi sıradan bir sahil kasabasından ayırıp devasa bir tarih sahnesine dönüştüren yapılar ise sokakların arasına gizlenmiş durumda. Kasabaya tepeden tüm heybetiyle bakan, 1909 yılında inşa edilen 'Taş Mektep', muazzam Neo-Klasik mimarisiyle görenleri büyülüyor. Bir zamanlar yetimhane olarak da kullanılan bu devasa binanın duvarları, Rum ve Türk çocuklarının
yankılanan seslerinin hüznünü taşıyor. Hemen ilerisindeki Kemerli Kilise (Panagia Pantobasilissa) ise dünyada duvarlarına resim yapılan ilk kiliselerden biri olma özelliği taşıyor ve buranın geçmişte ne kadar büyük bir ruhani merkez olduğunun sessiz kanıtı olarak dimdik ayakta duruyor.