Küresel enerji haritası yeniden çiziliyor: Güneş ve rüzgârda 4 bin 800 gigavatlık dev sıçrama
Dünya genelinde tırmanan jeopolitik gerilimler ve enerji güvenliğine dair artan kaygılar, yenilenebilir enerji yatırımlarında tarihi bir sıçramayı beraberinde getiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan "Yenilenebilir Enerji 2026" raporu, küresel enerji piyasalarındaki paradigma değişimini gözler önüne serdi.
Rapora göre, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan tedarik kesintileri, ülkeleri hızla ithal yakıtlardan uzaklaştırarak yerli ve temiz enerji kaynaklarına yönlendiriyor.
Küresel enerji haritası yeniden çiziliyor: Güneş ve rüzgârda 4 bin 800 gigavatlık dev sıçrama - Detaylı Analiz
4 BİN 800 GİGAVATLIK DEV KAPASİTE ARTIŞI
Enerji güvenliğini sağlamak ve dalgalanan fosil yakıt fiyatlarından korunmak isteyen hükümetlerin politikaları sayesinde, 2026-2031 döneminde küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin yaklaşık 4 bin 800 gigavat artacağı öngörülüyor. Bu rakam, geride bıraktığımız 6 yıllık dönemdeki toplam kapasite artışından yüzde 60 daha fazla. 2031 yılına kadar eklenecek bu devasa
kapasitenin dörtte üçünden fazlasını ise güneş enerjisi oluşturacak. Güneşi kara tipi rüzgâr enerjisi santralleri izleyecek.
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDEN TARİHİ ATAK
Rapordaki en dikkat çekici bulgulardan biri, küresel büyümenin merkez üssündeki değişim oldu. Çin dışındaki gelişmekte olan ekonomiler, tarihlerinde ilk kez yenilenebilir enerji kapasitesi artışında gelişmiş ülkelerle aynı seviyeye ulaştı.
Önümüzdeki 5 yıllık süreçte yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerin yaklaşık 1100 gigavatlık kapasite ekleyerek gelişmiş ülkeleri yakalaması öngörülüyor. Hindistan, Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Sahra Altı Afrika'da yatırımlar hız kazanırken; bu bölgelerdeki kapasite artışının önceki 6 yıllık döneme kıyasla 3 katına çıkacağı tahmin ediliyor.