Ekonomi yönetimi neden istifa etmemeli?
Enflasyon düşmüyor Şimşek istifa etsin, enflasyon düşüyor yine istifa etsin, faiz yüksek seyrediyor Şimşek istifa etsin, esnaf kan ağlıyor Şimşek istifa etsin, finansmana erişim sınırlanıyor Şimşek istifa etsin, fon kriz patlıyor Şimşek istifa etsin, göktaşı düşse Şimşek istifa etsin denilecek nerdeyse. Bu kadar haksızlık biraz fazla oluyor artık.
Bence Şimşek istifa etmemeli. Hatta mümkünse bir süre daha görevde kalmalı. Yanlış anlaşılmasın, ekonomide her şey yolunda gittiği için söylemiyorum bunu. Tam tersine, ortada cevap bekleyen o kadar çok soru, açıklanması gereken o kadar çok sonuç var ki bütün bunların sorumluluğunu üstlenecek birilerinin görevde kalması gerekiyor. Öyle ya, ekonomi programının
Ekonomi yönetimi neden istifa etmemeli? - Detaylı Analiz
başarısını anlatmak için ekran ekran dolaşırken sonuçlarını konuşma zamanı geldiğinde gitmek olmaz.
Enflasyon düşüyor mü düşüyor. Daha doğrusu fiyatların artış hızı zaman zaman yavaşlıyor. Vatandaşın ödediği fiyatlar mı onlar Allah’a emanet soluksuz sürüyor. Dünyanın birçok ülkesinde enflasyon tek haneli rakamlarla konuşulurken biz yüzde 30’a yakın enflasyonu artık yeni normalimiz olarak kabul ettik zaten. Savaşın, enerji krizlerinin ve küresel
belirsizliklerin ortasında yaşayan birçok ülkeden daha yüksek enflasyonla mücadele ediyoruz. Üstelik cephede de değiliz. Allah korusun, ne bomba düşüyor ne füze yağıyor ama marketten çıkınca hepimiz enkaz altında kalmış gibi hissediyoruz.
Areda Survey’in Ekim 2026 Sosyometre araştırmasına göre, vatandaşların yüzde 34,1’i mevcut geliriyle hanesinin temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını, yüzde 42,4’ü ise ancak zorlanarak karşılayabildiğini söylüyor. Her dört kişiden yalnızca biri, daha doğrusu yüzde 23,5’i, temel ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabildiğini belirtiyor. İnsanlar tatilden,
sosyal hayattan, kaliteli beslenmeden, çocuklarının eğitiminden, hatta gelecek planlarından vazgeçiyor. Ev sahibi olmak bir yana, kirayı ödeyebilmek bile giderek ağırlaşan bir yük hâline geliyor. Gençler evlenmeyi, aileler daha iyi bir eve taşınmayı, dar gelirliler ise ay sonunu görmeyi hayal ediyor. Bir de gözünü yılbaşında yapılacak zamma dikmiş emeklimiz, memurumuz,
asgari ücretlimiz var. Artık ücret ve maaş artışlarını gerçekleşen ya da hedeflenen enflasyondan ziyade, hanelerin kira, gıda, enerji, ulaşım ve eğitim gibi temel yaşam giderlerindeki gerçek artışa göre belirlemeyi tartışmalıyız.