Amerikan demokrasisinin hayvanat bahçesi
Amerikan siyasetinin belki de en büyük ironisi, dünyanın en güçlü devletlerinden birinin siyasi rekabetini iki hayvanın sembolize etmesidir: Demokratların eşeği ve Cumhuriyetçilerin fili. Bir tarafta inatçılığıyla tanınan eşek, diğer tarafta gücü ve heybetiyle bilinen fil. Ancak bu sembollerin arkasındaki tarih, Amerikan demokrasisinin yalnızca siyasi partilerden,
başkanlardan ve seçimlerden ibaret olmadığını gösteriyor. ABD'de siyasi kimliklerin oluşumunda halkın algısı, basının etkisi, propaganda mekanizmaları ve rakibi itibarsızlaştırma çabaları en az siyasi programlar kadar belirleyici oldu. Bugün Washington'da milyarlarca dolarlık seçim kampanyaları yürütülürken Amerikan siyasetinin iki büyük aktörünün hâlâ 19.
Amerikan demokrasisinin hayvanat bahçesi - Detaylı Analiz
yüzyılın karikatürlerinden doğan sembollerle temsil edilmesi başlı başına tarihsel bir paradoks. Üstelik bu hikâye, Amerikan siyasetinin dününü anlamak kadar bugününü okumak açısından da oldukça öğretici.
Hikâyenin başlangıcı 1828 yılına, Amerikan siyasetinin en tartışmalı isimlerinden Andrew Jackson’ın başkanlık mücadelesine uzanıyor. Jackson’ın siyasi rakipleri, onun sert mizacını ve uzlaşmaz tutumunu küçümsemek amacıyla kendisini eşekle özdeşleştirmişti. Fakat Jackson, siyasette zaman zaman en etkili savunmanın rakibin kullandığı silahı sahiplenmek olduğunu
fark etti. Kendisine yöneltilen aşağılamayı reddetmek yerine eşeği kararlılığın, dayanıklılığın ve halktan yana duruşun sembolüne dönüştürdü. Aslında bu tercih, Amerikan siyasal iletişim tarihinde oldukça önemli bir kırılmaydı. Çünkü Jackson, rakiplerinin oluşturduğu olumsuz algıyı kendi lehine çevirmeyi başarmıştı. Bugün siyasi liderlerin kendilerine
yöneltilen suçlamaları birer kampanya sloganına dönüştürmesinin köklerini de bu yaklaşımda görmek mümkün. Amerikan siyasetinde bazen bir hakaret, doğru kullanıldığında seçim kazandırabilecek kadar güçlü bir siyasi kimliğe dönüşebiliyor.
Amerikan siyasi sembollerinin kalıcı hâle gelmesinde belirleyici isim ise Alman kökenli karikatürist Thomas Nast oldu. Nast’ın 15 Ocak 1870’te yayımlanan çiziminde eşek, ölmüş bir aslanı tekmeleyen saldırgan bir figür olarak resmedilmişti. Aslan, Abraham Lincoln döneminin Savaş Bakanı Edwin Stanton’ı temsil ederken eşek, Demokrat çizgideki basına yönelik bir
eleştirinin aracıydı. Dört yıl sonra, 7 Kasım 1874’te yayımlanan bir başka karikatürde ise Cumhuriyetçi oyları temsil eden fil sahneye çıktı. Nast, üçüncü başkanlık dönemi tartışmalarının yarattığı siyasi korkuyu, paniğe kapılmış devasa bir fil üzerinden anlatıyordu. Buradaki tarihsel ayrıntı son derece önemli: Ne eşek Demokratların başlangıçta kendi