Altınların peşine düştüler: Avrupa’da alarm! Milyonluk hazineler dakikalar içinde kayboluyor… ‘Bu bir uyarı niteliğinde’
Louvre Müzesi’nde geçen yıl yaşanan ve dünya çapında yankı uyandıran soygunun üzerinden bir yıl geçmesine rağmen çalınan kraliyet mücevherleri henüz bulunamadı. En az 100-102 milyon dolar değerindeki mücevherlerin peşindeki Fransız polisi soruşturmayı sürdürürken, olayla bağlantılı sekiz kişi gözaltına alındı.
Ancak Avrupa genelinde art arda yaşanan yeni soygunlar, olayın münferit bir suç olmaktan çok daha geniş bir güvenlik sorununun parçası olabileceğini ortaya koydu.
Altınların peşine düştüler: Avrupa’da alarm! Milyonluk hazineler dakikalar içinde kayboluyor… ‘Bu bir uyarı niteliğinde’ - Detaylı Analiz
Wall Street Journal’da yer alan habere göre, uzmanlar müzelerin yalnızca fiziksel güvenlik açıklarıyla değil, dijital saldırılar ve organize suç ağlarıyla da mücadele etmek zorunda kaldığını belirtiyor.
Londra merkezli Art Recovery International’ın (Uluslararası Sanat Eseri Kurtarma) kurucusu ve CEO’su Chris Marinello, Louvre soygununun dünya genelindeki müzeler için uyarı niteliği taşıdığını belirterek, “Louvre olayı, her yerin hedef alınabileceğine dair bir uyarı niteliğinde” dedi.
TABLOLAR GERİDE KALDI, HIRSIZLARIN GÖZÜ ALTINDA!
Son dönemdeki müze soygunlarında hırsızların önceliği değişti. Geleneksel olarak hedef alınan tabloların yerini altın, bronz, değerli taşlar ve mücevherlerle süslenmiş tarihi eserler almaya başladı. Uzmanlara göre altın fiyatlarındaki yükseliş, bu tür eserleri suçlular açısından daha cazip hâle getiriyor.
Büyük mücevherlerin parçalanabilmesi, değerli metallerin eritilebilmesi ve küçük parçalara dönüştürülen nesnelerin izini sürmenin zorlaşması, soruşturmaları güçleştiriyor. Araştırmacılar, Antwerp’ten Tel Aviv’e uzanan karaborsa ağlarında bazı kuyumcuların büyük mücevherleri daha küçük ve takip edilmesi güç parçalara dönüştürebildiğini belirtiyor.
Buna karşılık tanınmış tabloları elden çıkarmak çok daha zor. Marinello, bir Renoir tablosunun eritilerek ortadan kaldırılamayacağına dikkat çekerek sanat eserlerinin tanınabilir olmasının geri alınmalarında etkili olabileceğini ifade etti.